{"slug":"bosanmada-ziynet-esyalari-ve-dugun-taki-iadesi","title":"Ziynet Eşyalarının İadesi ve İspat Yükü","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Düğün sırasında kadına takılan ziynet eşyaları, kim tarafından takılmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır.","Ziynet eşyası kişisel mal sayıldığından mal rejiminin tasfiyesine ve artık değere dâhil edilmez, tasfiyeden bağımsız olarak talep edilir.","Hayatın olağan akışına göre ziynetlerin kadının üzerinde bulunması karine olduğundan, kadın ziynetlerin zorla alındığını veya evden ayrılırken götürülmesinin engellendiğini ispatla yükümlüdür.","Erkek ziynetlerin bozdurulduğunu kabul ederse ispat yükü yer değiştirir ve erkeğin bu altınların iade edilmemek üzere kendisine bağışlandığını kanıtlaması gerekir.","Ziynet eşyasının iadesi davaları 4787 sayılı Kanun m. 4 uyarınca aile mahkemesinde görülür ve terditli olarak (önce aynen iade, olmazsa bedel) açılır.","Eşler arasındaki takı ve altın uyuşmazlıklarında HMK m. 203 uyarınca senetle ispat zorunluluğu uygulanmaz ve tanık dinlenmesi mümkündür."],"sss":[["Düğünde takılan altınlar ve takılar kime aittir?","Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre evlilik sırasında veya düğünde kadına takılan tüm ziynet eşyaları, kim tarafından takılmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Bu takılar kadının kişisel malı niteliğinde olup boşanma durumunda erkeğin veya ailesinin bu altınlar üzerinde mülkiyet hakkı bulunmaz."],["Düğün takıları boşanmada mal paylaşımına dâhil edilir mi?","Hayır, ziynet eşyaları Türk Medeni Kanunu uyarınca kadının kişisel malı sayıldığından edinilmiş mal kapsamına girmez ve artık değer hesabına katılmaz. Ziynet eşyalarının iadesi davası, mal rejiminin tasfiyesi davasından tamamen bağımsız bir mülkiyet ve istihkak talebidir."],["Evden ayrılan kadının altınları yanında götürdüğü kabul edilir mi?","Yargıtay uygulamasına göre hayatın olağan akışında kolay taşınabilen takıların kadının muhafazasında bulunduğu veya evden ayrılırken yanında götürüldüğü karine olarak kabul edilir. Bu nedenle kadın, ziynetlerin evde zorla elinden alındığını veya götürülmesine fiziken engel olunduğunu ispat etmekle yükümlüdür."],["Erkek takıların borçlar veya düğün masrafları için harcandığını söylerse ne olur?","Erkek ziynetlerin bozdurulduğunu savunduğu anda altınların varlığını ikrar etmiş sayılır ve ispat yükü erkeğe geçer. Bu durumda erkeğin, kadının takıları bir daha geri almamak üzere rızasıyla kendisine bağışladığını ispatlaması gerekir. Kadının rızasıyla ve bağışlama iradesiyle bozdurulduğu kanıtlanamazsa erkeğin bedeli iade etmesi gerekir."],["Ziynet eşyası davasında hangi deliller kullanılır ve tanık dinlenebilir mi?","Düğün video kayıtları, fotoğraf albümleri, kuyumcu faturaları, banka kiralık kasa kayıtları ve bilirkişi incelemesi en temel delillerdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesi uyarınca eşler arasındaki işlemlerde senetle ispat kuralı geçerli olmadığından ziynet davalarında tanık beyanlarına dayanılabilir."],["Düğün takılarının iadesi davası hangi mahkemede açılır?","4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca ziynet eşyalarının iadesi davasında aile mahkemesi görevlidir. Dava boşanma davası dilekçesiyle birlikte açılabileceği gibi boşanmadan bağımsız ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ayrı açılması durumunda genel yetki kuralı gereğince davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["4721 sayılı Türk Medeni Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4721&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6100&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4787&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Düğünde takılan ziynet eşyalarının hukuki niteliği, karineler, ispat yükünün yer değiştirmesi ve Hukuk Genel Kurulu'nun yaklaşımı.","category":"Boşanma & Aile","court":"Aile Mahkemesi (bulunmayan yerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla) görevlidir.","duration":"Anlaşmalı boşanma tek celsede sonuçlanabilirken çekişmeli davalar 8-18 ay sürebilir.","related":["cekismeli-bosanma-sebepleri-ve-kusur-orani","bosanmada-mal-paylasimi-ve-katilma-alacagi","sadakat-yukumlulugune-aykirilik-zina-nedeniyle-bosanma","bosanmada-maddi-ve-manevi-tazminat-talebi","miras-hukukunda-denklestirme-iade"],"sections":[["Ziynet Eşyasının Hukuki Niteliği","Yargıtay'ın yerleşik kabulüne göre, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı niteliğini kazanır. Bu kabul, Hukuk Genel Kurulu'nun 10.11.2020 tarihli, 2017/1509 E., 2020/863 K. sayılı kararında açıkça yinelenmiş ve aynı ilkenin daha önce 03.12.2019 tarihli, 2017/3-958 E., 2019/1285 K. sayılı kararda da benimsendiği belirtilmiştir. Ziynet alacağı bu yönüyle mal rejiminin tasfiyesinden bağımsızdır; talep, kişisel mala dayalı bir iade istemidir. İspat yükü ise Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde düzenlenen genel kurallara göre belirlenir. Bu nitelendirmenin pratik sonucu şudur: ziynet eşyası edinilmiş mal sayılmadığından artık değere dahil edilmez ve tasfiye hesabından bağımsız olarak talep edilir."],["Karine ve İspat Yükünün Yer Değiştirmesi","Hayatın olağan akışına göre bu tür eşyanın kadının üzerinde bulunması ya da evde saklanması beklenir; kolayca taşınabilir nitelikte olmaları nedeniyle evden ayrılan kadının bunları yanında götürmesi de mümkündür. Bu nedenle kadın, ziynetin varlığını ve evden ayrılırken zorla elinden alındığını ya da götürülmesine engel olunduğunu ispatla yükümlüdür. Buna karşılık erkek, ziynetlerin herhangi bir sebeple bozdurulduğunu ileri sürerse ispat yükü yer değiştirir; bu kez erkeğin, ziynetlerin bir daha iade edilmemek üzere kendisine verildiğini, başka bir deyişle bağışlandığını kanıtlaması gerekir. Eşler arasındaki işlemlerde tanık dinlenmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 203. maddesi uyarınca mümkündür. Erkeğe takılan ancak niteliği itibarıyla kadına özgü olan takılar bakımından da aynı kabul geçerlidir; belirleyici olan takının kime takıldığı değil, kime özgülendiğidir."],["Hukuk Genel Kurulu'nun Değerlendirmesi","Anılan Hukuk Genel Kurulu kararına konu davada kadın, düğünde takılan altınların iadesini istemiş; erkek ise bir kısmının düğün masrafları, bir kısmının mobilya bedeli için kadının rızasıyla bozdurulduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme dört bileziğin iadesine karar vermiş, fazlaya ilişkin istemi reddetmiş; Özel Daire, erkeğin altınların iade edilmemek üzere verildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin bozdurma savunmasıyla ispat yükünü üzerine aldığını teyit etmiş; ancak tanık anlatımlarına göre altınların düğün akşamı, düğün masraflarını karşılayan kişiye masraf bedeli olarak taraflarca birlikte verildiğini, dolayısıyla iade beklentisiyle verildiğinden söz edilemeyeceğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır."],["İade Davasında Görevli Mahkeme","Ziynet eşyasının iadesine ilişkin davalar, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında aile mahkemesinde görülür; anılan Hukuk Genel Kurulu kararına konu dava da bir aile mahkemesinde açılmıştır. Talep, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava olarak da açılabilir. Boşanma davasıyla birlikte açıldığında mahkemece tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi uygulamada sık görülür. Ayrı açıldığında yetki bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel kuralı uygulanır ve kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Antalya'da ikamet eden bir davalı bakımından dava Antalya aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar."],["Talebin Şekli, Deliller ve Süre","Talep uygulamada terditli biçimde kurulur: öncelikle ziynetin aynen iadesi, bu mümkün olmazsa bedelinin tahsili istenir. Bedelin hangi tarihteki değere göre hesaplanacağı ve faizin başlangıcı, talebin kuruluş biçimine göre belirlenir; bu nedenle dilekçenin talep sonucu bölümü dikkatle kaleme alınmalıdır. Delil olarak düğün görüntüleri, fotoğraflar, kuyumcu ve banka kayıtları ile tanık beyanları kullanılır. Ziynet alacağında uygulanacak zamanaşımı süresi, talebin dayandırıldığı hukuki sebebe göre değişebildiğinden, davanın hukuki nitelendirmesi süre bakımından belirleyici olur. Boşanmanın kesinleşmesi bu talebi kendiliğinden sona erdirmez; ancak zaman geçtikçe delillere ulaşmak güçleşir. Ziynetin miktarı ve ayarı konusunda taraflar anlaşamıyorsa mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak dava konusu eşyanın değeri belirlenir."],["Delil Düzeni Üzerine","Ziynet uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen, tarafların iddiaları değil dosyaya sunulabilen delillerdir. İspat yükünün yer değiştirmesi tek başına bir sonuç doğurmaz; somut olayda hangi anlatımın delillerle desteklendiği belirleyicidir. Düğün takılarının bir bölümünün ortak harcamalara gittiği dosyalarda, harcamanın hangi amaçla ve kimin isteğiyle yapıldığı sonucu değiştirebilmektedir. Buradaki açıklamalar genel hukuki çerçeveyi anlatmak içindir ve somut bir olaya ilişkin değerlendirme yerine geçmez. MOD HUKUK, Antalya'da aile hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."]]}