{"slug":"fon-zarari-mahkeme-kararlari-tazminat-ceza-idari-yargi-icthihadi","title":"Fon Zararında Mahkeme Kararları: Tazminat, Ceza, İdari Yargı","yazildi":true,"tarih":"2026-10-27","ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Bu yazı, fon ve portföy yönetimi zararlarına yakın olaylarda verilmiş kararları toplar. Her karar metni açılıp okunarak künyesi teyit edilmiştir.","Dosyada henüz 2026 fon tasfiyesi olgusuna doğrudan oturan bir karar yoktur. Portföy yönetim şirketi, aracı kurum ve banka kararları kıyas olarak önemlidir.","İstanbul BAM 14. HD, portföy yönetim şirketi ve portföy yöneticilerinin vekil gibi özen borcu altında olduğunu kabul etmiştir. Karar kesinleşmemiştir.","Ceza ve idari yargıda SPK raporunun delil değeri, mağdur sıfatı ve SPK'nın gözetim kusuru ayrı ayrı tartışılmıştır."],"sss":[["Fon zararında portföy yönetim şirketine tazminat davası açılabilir mi?","Bu konuda kesinleşmiş bir yüksek mahkeme kararı yoktur. İstanbul BAM 14. HD, bireysel portföy yönetimi olayında portföy yönetim şirketi ve yöneticilerini vekil gibi sorumlu tutmuştur, ancak karar kesinleşmemiştir. Her dosya kendi olgusuna göre değerlendirilir."],["Bu kararlar 2026 fon tasfiyesine uygulanır mı?","Hayır, bu kararlar başka olaylar için verilmiştir. Hukuki soru benzer olsa da sonuç dosyaya göre değişir."],["Fon yatırımcısı tüketici sayılır mı?","Yargıtay HGK ve İstanbul BAM 13. HD farklı sonuçlara varmıştır. Çerçeve sözleşmede ticari amaç yazılıp yazılmadığı ve yatırımcının tacir olup olmadığı belirleyicidir. Görev konusunda kesin bir şey söylenemez."],["SPK aleyhine tazminat davası kazanılır mı?","Danıştay 13. Daire bir kararda hizmet kusuru bulmuş, sonraki kararlarda illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Sonuç olaya ve SPK'nın o olayda ne yaptığına bağlıdır."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["İstanbul BAM 14. HD, E. 2025/1830, K. 2026/1246, T. 26.06.2026","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1218241500"],["İstanbul BAM 14. HD, E. 2022/2412, K. 2023/2131, T. 27.12.2023","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/979509200"],["Yargıtay 11. HD, E. 2020/6040, K. 2021/4503, T. 27.05.2021","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/670469000"],["Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, T. 20.04.2021","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/657284700"],["Yargıtay 11. HD, E. 2023/5679, K. 2024/2980, T. 17.04.2024","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1039189800"],["Yargıtay 11. HD, E. 2024/5013, K. 2025/3807, T. 28.05.2025","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1154905800"],["Yargıtay 11. HD, E. 2024/2476, K. 2024/8913, T. 11.12.2024","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1112656800"],["Yargıtay HGK, E. 2017/2348, K. 2019/82, T. 07.02.2019","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/498838000"],["İstanbul BAM 13. HD, E. 2024/848, K. 2024/1503, T. 03.10.2024","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1073635100"],["Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/140, K. 2021/477, T. 14.10.2021","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/736686200"],["Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/865618700"],["Danıştay 13. Daire, E. 2005/2625, K. 2005/5753, T. 02.12.2005","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/18264700"],["Danıştay 13. Daire, E. 2009/4155, K. 2011/2326, T. 18.05.2011","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/45478700"],["Danıştay 13. Daire, E. 2019/4341, K. 2024/863, T. 20.02.2024","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1124756500"],["Danıştay 13. Daire, E. 2020/84, K. 2020/3021, T. 04.11.2020","https://mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/620549300"],["Anayasa Mahkemesi, E. 2020/11, K. 2023/98, T. 18.05.2023 (RG 12.09.2023, 32307)","https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/kbb/pages/search/NormDenetimi?id=a2JiOjhjYmRkOTMxLWFlZjUtNDc3Yi1iZmEzLWM5YTRiYzYwNzgxNA&type=NormDenetimi"],["Anayasa Mahkemesi, B. No: 2013/8062 (Orhan Ersoy (11)), T. 22.06.2015","https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/kbb/pages/search/BireyselBasvuru?id=a2JiOjM1MTI0YTBlLTg5MjItYjM2NC02MTM1LTA0ZGYyNGExZGFkZg&type=BireyselBasvuru"]],"desc":"Fon ve portföy yönetimi zararlarında Yargıtay, BAM, Danıştay ve AYM kararları: portföy yönetim şirketi, aracı kurum, banka, ceza ve SPK sorumluluğu.","category":"Sermaye Piyasası","court":"Tazminat istemlerinde adli yargı, SPK işlem ve eylemlerine karşı idari yargı; suç isnatlarında ceza mahkemeleri görevlidir.","duration":"Haksız fiil tazminatında iki ve on yıllık zamanaşımı (TBK m. 72), idareye başvuruda bir yıllık süre (İYUK m. 13) gözetilmelidir.","related":["fon-zarari-yol-secimi-ceza-tazminat-idari-yargi-tuketici","portfoy-yonetim-sirketinin-sorumlulugu-fon-zarari","7596-sayili-fon-kanunu-madde-madde-yatirimci-rehberi"],"sections":[["Bu kararlar fon yatırımcısı için ne ifade eder?","2026 Eylül tasfiyesine ilişkin bir yargı kararı henüz yoktur. Bu yazıdaki kararlar, portföy yönetim şirketi, aracı kurum ve banka sorumluluğuna ilişkin olaylardan seçilmiştir. Olgu fon katılma payı sahibi olmasa da hukuki soru benzerdir: yönetici özen göstermiş midir, yatırımcı yeterince bilgilendirilmiş midir, zarar bununla bağlantılı mıdır.\n\nHer kararın bağlantısı sayfanın altındaki kaynaklarda yer alır. Bu yazı bir hukuki görüş değildir, her dosya kendi olgusuna göre değerlendirilir."],["Portföy yönetim şirketi ve özen borcu","İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi, E.2025/1830 K.2026/1246 sayılı 26.06.2026 tarihli kararında, portföy yönetim ilişkisinin SPKn m.52 gereği vekâlet hükümlerine tabi olduğunu belirtmiştir. Karara göre portföy yöneticisi de ilişkinin tarafıdır ve vekil gibi sorumludur. Zarar ortaya çıkmaya başlayınca tedbir alınmaması ve portföy çeşitliliğinin sağlanmaması özen borcu ihlali sayılmıştır. Asıl talep reddedilmiş, terditli talep kabul edilerek 79.150,59 USD tazminata hükmedilmiştir. Karar kesinleşmemiştir.\n\nAynı davanın ilk istinaf aşamasında (E.2022/2412 K.2023/2131, 27.12.2023) mahkeme, bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve uzman görüşünün değerlendirilmemesi nedeniyle ilk derece kararını kaldırmıştır. Bu karar, bu tür davalarda SPK mevzuatını bilen bir bilirkişinin önemini gösterir.\n\nYargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2020/6040 K.2021/4503 sayılı 27.05.2021 tarihli kararında, müşterinin risk profilinin dışına çıkan portföy yönetim şirketi hakkında verilen tazminat hükmünü onamıştır. Yargıtay kendi gerekçesini yazmamıştır."],["Aracı kurum ve banka: bilgilendirme ve çıkış talimatı","Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2019/4445 K.2021/3866 sayılı 20.04.2021 tarihli kararında, bir serbest fon yatırımcısının davasında aracı kurumun yeterince bilgilendirme yaptığı ve fonu yöneten portföy yönetim şirketiyle yatırımcı arasında portföy yönetimi ya da yatırım danışmanlığı ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini onamıştır. Karar, fonu yöneten şirkete husumet yöneltmenin tartışmalı olabileceğini gösterir.\n\nBuna karşılık E.2023/5679 K.2024/2980 sayılı 17.04.2024 tarihli kararda, ana para korumalı fon satışında eksik bilgilendirme yapan banka hakkındaki tazminat hükmü onanmıştır. E.2024/5013 K.2025/3807 sayılı 28.05.2025 tarihli kararda ise çıkış talimatını geciktiren bankanın, zararın yarısından sorumlu tutulması onanmıştır. Yargıtay iki kararda da kısa gerekçe yazmış, olgu onanan hükümden alınmıştır."],["Görevli mahkeme ve zamanaşımı","Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/2348 K.2019/82 sayılı 07.02.2019 tarihli kararında, çerçeve sözleşmede işlemlerin açıkça ticari amaçlı yapıldığı yazılı olduğundan yatırımcıyı tüketici saymamış ve ticaret mahkemesini görevli bulmuştur (oy çokluğu). Olay kaldıraçlı alım satımdır, fon satışı değildir. İstanbul BAM 13. HD ise E.2024/848 K.2024/1503 sayılı 03.10.2024 tarihli kararında, tacir olmayan bireysel yatırımcının tüketici sayılacağını belirtmiş ve tüketici mahkemesini görevli bulmuştur. İki karar farklı yönde olduğundan görev konusunda kesin bir şey söylenemez.\n\nZamanaşımı bakımından Yargıtay 11. HD, E.2024/2476 K.2024/8913 sayılı 11.12.2024 tarihli karar düzeltme ret kararında, 818 sayılı Kanun dönemi bir portföy yönetimi zararında eylem suç oluşturduğundan uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını ve yatırımcıya %50 müterafik kusur yüklenmesini onamıştır. Eski Borçlar Kanunu dönemi olduğundan bu karar doğrudan TBK m.72'ye uyarlanamaz."],["Ceza yargılaması: mağdur ve SPK raporu","Ceza Genel Kurulu, E.2019/140 K.2021/477 sayılı 14.10.2021 tarihli kararında, 6362 sayılı SPKn m.110/1-b ve c fiillerinin suçunun konusunu halka açık ortaklıklar ile kolektif yatırım kuruluşlarının mal varlığı olarak belirlemiştir. Kararda Hazine ve SPK suçun mağduru sayılmamıştır. Olay mülga 2499 sayılı Kanun dönemine aittir, hüküm bozulmuştur.\n\nE.2022/89 K.2022/835 sayılı 27.12.2022 tarihli kararda Ceza Genel Kurulu, SPK denetleme raporu ve bilirkişi raporunun delil değil, delil değerlendirme aracı olduğunu belirtmiştir. Bu raporlar mahkemenin delilleri serbestçe takdir yetkisini ortadan kaldırmaz. Bozma TCK m.62 gerekçesi ve lehe kanun karşılaştırması yönündendir."],["SPK'nın sorumluluğu ve Anayasa Mahkemesi","Danıştay 13. Daire, E.2005/2625 K.2005/5753 sayılı 02.12.2005 tarihli kararında, izinsiz satış yapan bir kuruluşu zamanında engellemeyen BDDK ve SPK'nın hizmet kusuru bulunduğunu kabul etmiş, tazminata oy çokluğuyla hükmetmiştir. Olay banka ve devlet iç borçlanma senedi satışıdır, fon değildir. Aynı daire E.2009/4155 K.2011/2326 sayılı 18.05.2011 tarihli kararında, SPK'nın olayı öğrenince toplantılar yaptığı, idari para cezası verdiği ve suç duyurusunda bulunduğu gerekçesiyle illiyet bağı kurmamış, davayı reddetmiştir. E.2019/4341 K.2024/863 sayılı 20.02.2024 tarihli kararda da kaldıraçlı işlem piyasasında SPK'ya karşı açılan tazminat davası reddedilmiştir. Yani bu davalar kabul de ret de görmüştür.\n\nAnayasa Mahkemesi, Orhan Ersoy (11) kararında (B.2013/8062, 22.06.2015), SPK'nın denetim görevini yapmadığı iddiasıyla açılan tam yargı davasında esasa ilişkin şikâyeti açıkça dayanaktan yoksun bulmuş, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul süre hakkının ihlaline karar vermiştir. AYM'nin E.2020/11 K.2023/98 sayılı 18.05.2023 tarihli kararı ise derdest davaları sona erdiren bir kuralı, tasarruf sahipleri aleyhine menfaat dengesini bozduğu için iptal etmiştir. 7596 sayılı Kanunda derdest davaları sona erdiren bir hüküm yer almaz."]]}