{"slug":"ise-iade-davasi-ve-is-guvencesi","title":"İşe İade Davası ve İş Güvencesinin Kapsamı","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["İş güvencesinden yararlanarak işe iade davası açabilmek için işyerinde en az otuz işçi çalışması, işçinin en az altı aylık kıdemi bulunması ve sözleşmenin belirsiz süreli olması şarttır.","İşçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabuluculuk bürosuna başvurmak zorundadır.","Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması hâlinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır.","Feshin geçersizliği tespit edilmesine rağmen işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder.","Mahkeme feshin geçersizliğine hükmettiğinde işçinin çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretine ve diğer haklarına karar verir.","Asıl işveren ile alt işverenin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmasını arayan 7036 sayılı Kanun m. 3/(15), Anayasa Mahkemesinin E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 17.10.2025, S. 33050); Yargıtay uygulamasında işe iade davasında husumet asıl işverene ve alt işverene birlikte yöneltilmektedir."],"sss":[["Hangi işçiler iş güvencesi kapsamında işe iade davası açabilir?","4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre aynı iş kolunda en az otuz işçi çalıştıran işverene bağlı, en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler iş güvencesinden yararlanır. İşletmeyi veya işyerini yönetip işçi alma ve çıkarma yetkisi olan işveren vekilleri kapsam dışındadır."],["İş sözleşmesi feshedilen işçi ne kadar süre içinde arabulucuya başvurmalıdır?","İşçi, fesih bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup kaçırılması hâlinde işe iade hakkı düşer."],["Arabuluculukta anlaşılamazsa işe iade davası ne zaman açılmalıdır?","Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Arabuluculuk sürecinde son tutanak düzenlenene kadar hak düşürücü süreler işlemez."],["İşe iade davasını kazanan işçi işe başlatılmazsa hangi tazminatları alır?","İşveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa en az dört ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödemekle yükümlü tutulur. Bu tutar mahkeme tarafından dava tarihindeki ücret esas alınarak belirlenir."],["İşe iade davasında boşta geçen süre için en fazla kaç aylık ücret talep edilebilir?","Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işçinin kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer hakları hüküm altına alınır."],["Taşeron işçisi işe iade başvurusunda arabuluculuğu kime yöneltmelidir?","Asıl işveren ile alt işverenin görüşmelere birlikte katılmasını arayan 7036 sayılı Kanun m. 3/(15), Anayasa Mahkemesinin E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 17.10.2025, S. 33050). Yargıtay uygulamasında işe iade davasında husumet asıl işverene ve alt işverene birlikte yöneltildiğinden, arabuluculuk başvurusunu her iki işverene karşı yapmak güvenli yoldur; iptalden sonraki Yargıtay uygulaması ayrıca izlenmelidir."],["Arabulucuya başvurmadan dava açarsam ne olur?","Dava usulden reddedilir; ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (4857 sayılı Kanun m. 20/1)."],["İşe iade davasında istinaftan sonra Yargıtay'a gidilebilir mi?","Hayır. 4857 sayılı Kanun m. 20/3 uyarınca iş mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir."],["Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?","Geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davada haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine takdir edilecek vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (7036 sayılı Kanun m. 3/12; 7531 sayılı Kanunla değişik)."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["4857 sayılı İş Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4857&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7036&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["4857 sayılı İş Kanunu (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103054"],["7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/104627"],["Asgari ücret tespit kararı, Resmî Gazete 26.12.2025, sayı 33119","https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/12/20251226-6.pdf"],["Gelir Vergisi Kanunu m. 25 (güncel metin)","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/103111"]],"desc":"Otuz işçi ve altı aylık kıdem şartı, bir ay içinde arabulucuya başvuru, iki hafta içinde dava, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti.","category":"İş Hukuku","court":"İş Mahkemesi (zorunlu arabuluculuk sonrası) görevlidir.","duration":"Zorunlu arabuluculuk 3 hafta ile sınırlıdır; dava süreci 6-12 ay arasında değişir.","related":["is-hukukunda-zorunlu-arabuluculuk-sureci","is-sozlesmesinin-gecerli-nedenle-feshi","alt-isveren-tasaron-iscinin-haklari","kidem-ve-ihbar-tazminati-hesaplama-rehberi","ticari-nitelikteki-uyusmazliklarda-zorunlu-arabuluculuk"],"sections":[["İş Güvencesi Kapsamı: 4857 Sayılı Kanun m.18","4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin sözleşmesini feshetmek isteyen işverene, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanma yükümlülüğü getirir. Otuz işçi sayısı, işverenin aynı iş kolundaki tüm işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir; altı aylık kıdem ise işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek hesaplanır. Yer altı işlerinde çalışanlarda kıdem şartı aranmaz. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunanlar kapsam dışındadır. Sendika üyeliği ve sendikal faaliyet, hak arama amacıyla idari veya adli makamlara başvurma, ırk, renk, cinsiyet, medeni hâl, hamilelik, doğum ve din gibi sebepler ise maddede geçerli sebep sayılmaz."],["Bir Ay, İki Hafta ve Feshin Yazılı Bildirimi","Kanun'un 19. maddesi işverene feshi yazılı yapma, sebebi açık ve kesin biçimde belirtme ve davranış ya da verim kaynaklı fesihlerde işçinin savunmasını alma yükümlülüğü getirir. İşçi açısından ise 20. madde iki aşamalı bir takvim öngörür: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorunludur; arabuluculuk anlaşmama ile sonuçlanırsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverendedir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bunu ispatla yükümlüdür. Dava kabul edilirse işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır; başvurmazsa işverence yapılan fesih geçerli sayılır."],["Yargıtay: Davanın Niteliği, Kararın Kesinliği ve Mali Sonuçlar","Uygulamada işe iade davası denilse de davanın konusu, işverence yapılan feshin yasaya uygun bulunup bulunmadığının tespitidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.11.2021 tarihli E.2019/73, K.2021/1476 sayılı kararında bu nitelik vurgulanmış; kanun koyucunun bu davalarda kısa sürede kesin sonuç amaçladığı, kesin karar verileceğini belirten hükümle bozmaya karşı direnme yolunun kapatıldığı kabul edilerek ilk derece mahkemesinin direnme kararı bu değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karar ayrıca, 01.01.2018 tarihinden sonra açılan işe iade davalarında bölge adliye mahkemesinin ivedilikle ve kesin olarak karar vereceği düzenlemesine işaret etmektedir. Feshin geçersizliği tespit edildiğinde işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; başlatmazsa işçi en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminata ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklara hak kazanır. 7036 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca mahkeme bu kalemleri dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler."],["Görevli Mahkeme ve Alt İşveren İlişkisinde Arabuluculuk","Dava iş mahkemesinde açılır. Alt işveren işçisi bakımından önemli bir ayrıntı vardır: 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (15) numaralı fıkrası, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin görüşmelere birlikte katılmalarını ve iradelerinin birbirine uygun olmasını arıyordu. Bu fıkra Anayasa Mahkemesinin 3.6.2025 tarihli ve E.2024/157, K.2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiş, karar 17.10.2025 tarihli ve 33050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır; 1 Kasım 2026 itibarıyla fıkra kanun metninde yer almamaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığı gideren 05.12.2024 tarihli E.2024/12555, K.2024/15863 sayılı kesin kararında, zincirleme alt işverenlik hâlinde asıl işveren ile tüm alt işverenlere karşı arabuluculuğun birlikte yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, iptal edilen fıkranın yürürlükte olduğu dönemde varılmıştır; iptalden sonra yalnız bir işverene karşı yürütülen arabuluculuğun dava şartını karşılayıp karşılamadığı Yargıtay uygulamasıyla izlenmelidir. Antalya'da otel bünyesinde temizlik, güvenlik ve animasyon hizmetlerinin taşeronlara verildiği yapılarda arabuluculuk başvurusunun taraf listesi bu nedenle baştan doğru kurulmalıdır."],["Hak Düşürücü Süreler ve Sürelerin Askıda Kalması","İşe iade sürecindeki bir aylık ve iki haftalık süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde feshin geçersizliği artık tartışılamaz ve talep kıdem ile ihbar gibi tazminat kalemleriyle sınırlı kalır. 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini öngörür. İki haftalık sürenin başlangıcı bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2025 tarihli E.2025/1242, K.2025/5080 sayılı kesin kararı belirleyicidir: telekonferansla yürütülen arabuluculukta son tutanağın düzenlendiği tarih, tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir. Kararda, tutanağın aslı ya da onaylı örneği elinde olmayan davacı bakımından sürenin daha erken başlatılmasının mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı belirtilmiştir. Doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ise kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde yeniden arabulucuya başvurulabilir."],["Değerlendirme","İşe iade davasında sonuç çoğu zaman esasa girilmeden takvim üzerinde belirlenir. Fesih bildiriminin tebliğ tarihi, arabuluculuk başvurusu, son tutanaktaki imzaların tamamlanma tarihi ve dava tarihi arasındaki gün hesabı ile dava dilekçesinde hangi işverenlerin hasım gösterildiği sonucu doğrudan etkiler. MOD HUKUK, Antalya'da iş hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."],["Arabuluculuk aşamasında sık yapılan hatalar ve yeni yaptırımlar","İşe iade talebiyle arabulucuya başvuru, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır; arabuluculuk sonunda anlaşılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır (4857 sayılı Kanun m. 20/1). Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme davayı usulden reddeder; ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Yani bu hata, süresinde yapılan bir düzeltmeyle telafi edilebilir; ancak ret kararının kesinleşmesi beklenmeli ve süre kaçırılmamalıdır.\n\nArabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta uzatılabilir (7036 sayılı Kanun m. 3/10). Taraflardan biri geçerli mazereti olmadan ilk toplantıya katılmazsa arabuluculuk sona erer; toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur, ayrıca lehine takdir edilen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Bu yarı oranlar 7 Kasım 2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 28. maddesiyle getirilmiştir. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 3/17).\n\nİşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir (m. 3/18). Bu nedenle toplantıya gelen kişinin yetki belgesi sorulmalıdır."],["Arabuluculukta anlaşma yapılırsa metinde neler yazmalıdır?","Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırlarsa, 4857 sayılı Kanun m. 21'e göre üç şeyi belirlemeleri zorunludur: işe başlatma tarihi, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı ve işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı. Bu üç unsur yazılmazsa anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. Yani yalnızca 'işe başlatılacak' diye bir anlaşma, tek başına geçerli sonuç doğurmaz.\n\nİşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir ve işveren yalnız bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olur. Mahkeme yoluyla verilen kesinleşmiş işe iade kararında da benzer bir süre vardır: işçi, kesinleşen karar tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır; başvurmazsa yapılan fesih geçerli sayılır. İşveren işçiyi başvurusu üzerine bir ay içinde işe başlatmazsa dört ila sekiz aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı öder.\n\nMahkeme, işe başlatmama tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta geçen süre ücretini ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. 2026 asgari ücreti (aylık brüt 33.030 TL) yalnız bir örnek olarak alınırsa dört aylık tutar 132.120 TL, sekiz aylık tutar 264.240 TL eder; gerçek dosyada işçinin ücreti ve giydirilmiş ücret kalemleri hesaba girer. 4857 sayılı Kanuna göre ödenen işe başlatmama tazminatı gelir vergisinden müstesnadır (GVK m. 25/1)."],["İş güvencesi kapsamı ve feshin geçerliliği: kanun metninden ayrıntılar","İş güvencesi, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan, belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiyi korur. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz (6552 sayılı Kanunla eklenen cümle). Altı aylık kıdem, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesaplanır. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşletmenin bütününü yöneten işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve çıkarma yetkisi olan işveren vekilleri hakkında iş güvencesi hükümleri uygulanmaz (m. 18).\n\nFesih bildirimi yazılı yapılmalı ve fesih sebebi açık ve kesin biçimde belirtilmelidir. İşçinin davranışı veya verimiyle ilgili nedenlerle yapılacak fesihte, savunması alınmadan sözleşme feshedilemez (m. 19). Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverene aittir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını ileri sürerse bu iddiasını kendisi ispatlamak zorundadır (m. 20/2). Sendika üyeliği, ırk, cinsiyet, medeni hal, hamilelik gibi nedenler ve işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak geçerli sebep sayılmaz (m. 18/3).\n\nDavada önemli bir usul özelliği, istinaf aşamasıdır: iş mahkemesi kararı hakkında istinaf yoluna başvurulursa bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir (m. 20/3). Yani işe iade davalarında bölge adliye mahkemesi kararından sonra Yargıtay'a temyiz yolu açık değildir; bu nedenle ilk derece mahkemesinde delillerin eksiksiz sunulması büyük önem taşır."]]}