{"slug":"kasten-yaralama-ve-tehdit-suclari-tck-86","title":"Kasten Yaralama ve Tehdit Suçları TCK 86","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Kasten yaralamanın temel şekli 7550 sayılı Kanun değişikliği uyarınca bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir.","Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kasten yaralamada ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapistir; eylem kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz.","Kasten yaralama suçunun silahla işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır ve Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma kapsamı dışına çıkar.","Saldırı amacıyla üretilmemiş olsa dahi fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli nesneler Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesi anlamında silah sayılır.","Kasten yaralama ve tehdit suçlarında görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; yaralama sonucu ölüm gerçekleşirse dosya ağır ceza mahkemesinde görülür.","Basit yaralama altı aylık şikâyet süresine tabidir; nitelikli yaralama suçları ise şikâyet aranmaksızın re'sen soruşturulur."],"sss":[["Kasten yaralama suçunun cezası kaç yıldır?","Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığını bozan kişi bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hafif eylemlerde ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapistir. Suçun kadına karşı işlenmesi durumunda ise cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz."],["Silahla kasten yaralama suçu uzlaştırmaya tabi midir?","Silahla kasten yaralama suçu uzlaştırma kapsamına girmez. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesine göre kasten yaralama suçunda yalnızca 86. maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışındaki basit hâller uzlaştırmaya tabidir. Eylemin silahla işlenmesi Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde nitelikli hâl olarak düzenlendiğinden soruşturma uzlaştırmaya gönderilemez."],["Günlük hayatta kullanılan aletler ceza hukukunda silah sayılır mı?","Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesi silah kavramını yalnızca ateşli silahlarla sınırlamamıştır. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli her türlü nesne silah kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre olayda kullanılan paspas sopası veya benzeri sert aletler de silah sayılarak cezanın yarı oranında artırılmasına neden olur."],["Kasten yaralama ve tehdit suçlarında görevli mahkeme hangisidir?","5235 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca kasten yaralama ve tehdit suçlarında genel görevli yargı yeri asliye ceza mahkemesidir. Cezaların üst sınırı ağır ceza mahkemesinin on yıllık görev eşiğinin altında kalmaktadır. Ancak yaralama eylemi Türk Ceza Kanunu'nun 87. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ölümle neticelenmişse yargılama ağır ceza mahkemesinde yapılır."],["Tehdit suçunda şikâyet süresi ve zamanaşımı nedir?","Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesindeki hayata veya vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit re'sen soruşturulur. Malvarlığına yönelik tehdit ise şikâyete bağlıdır ve altı aylık şikâyet süresi uygulanır. Dava zamanaşımı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesine göre cezanın üst sınırına bağlı olarak sekiz yıl veya on beş yıl olarak hesaplanır."],["Tutuklama kararına veya ceza hükmüne karşı itiraz süresi ne kadardır?","Tutuklama veya adli kontrol kararlarına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268. maddesi uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. Mahkemenin verdiği son hükme karşı ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 273. maddesi gereğince hükmün gerekçesiyle tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulması gerekir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["5237 sayılı Türk Ceza Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5235&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Silahla kasten yaralama ve tehdit suçlarında 2025'te değişen ceza aralıkları, uzlaştırmanın sınırları ve tutuklama riskinin değerlendirilmesi.","category":"Ceza","court":"Ağır Ceza Mahkemesi (nitelikli suçlar) veya Sulh Ceza Mahkemesi (basit suçlar) görevlidir.","duration":"Soruşturma aşaması 6-12 ay, iddianame sonrası yargılama 12-24 ay sürebilir.","related":["kamu-gorevlisine-hakaret-tck-125","is-kazasinda-isverenin-ceza-sorumlulugu","tck-158-nitelikli-dolandiricilik-sucu","tutukluga-itiraz-ve-tahliye-dilekcesi","sosyal-medyada-hakaret-ve-santaj-suclari"],"sections":[["TCK 86 ve TCK 106'da Güncel Ceza Aralıkları ile Silah Kavramı","Kasten yaralamanın temel şekli, 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikten sonra bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir (TCK m.86/1). Fiilin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde mağdurun şikayeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur; suçun kadına karşı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz (m.86/2). Üçüncü fıkra nitelikli halleri sayar: üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak, silahla ya da canavarca hisle işlenmesi. Bu hallerde şikayet aranmaksızın ceza yarı oranında, canavarca his bakımından bir kat artırılır. Silah kavramı TCK m.6/1-f'de geniş tanımlanmıştır: ateşli silahlar ve patlayıcı maddelerin yanında, saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici aleti; ayrıca saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyleri kapsar. Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır (m.87/3). Tehditte ise m.106/1 hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidini altı aydan iki yıla kadar hapisle cezalandırır; tehdidin silahla, birden fazla kişiyle birlikte veya suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi halinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir (m.106/2)."],["Uzlaştırma Sınırı, Katalog Suç Olması ve Haksız Tahrik","Bu suçlarda usul rejimi, fiilin hangi fıkraya girdiğine göre kökten değişir. CMK m.253/1-b, kasten yaralamayı üçüncü fıkra hariç olmak üzere (madde 86 ve madde 88) uzlaştırma kapsamına almıştır; tehdit ise yalnızca m.106'nın birinci fıkrası bakımından uzlaştırmaya tabidir. Dolayısıyla silahla yaralama iddiası m.86/3-e kapsamında kaldığından uzlaştırma yoluna açık değildir. Tutuklama bakımından da bir ayrım vardır: CMK m.100/3'te sayılan katalog suçlar arasında kasten yaralamanın m.86/3'ün (b), (e) ve (f) bentlerindeki halleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (m.87) yer alır. Ayrıca kadına karşı işlenen kasten yaralama ile sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele ve öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama da katalogdadır. Katalogda yer almak tutuklamayı zorunlu kılmaz; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeninin var sayılabilmesine imkan tanır ve ölçülülük denetimi ortadan kalkmaz. Esasa ilişkin olarak TCK m.29'daki haksız tahrik hükmü önem taşır: haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Bu hükmün uygulanabilmesi için karşı tarafın davranışının hukuken haksız bir fiil niteliği taşıması gerekir."],["Ceza Genel Kurulu: Sıradan Bir Alet Neden Silah Sayılır","Silah kavramının günlük hayattaki nesnelere nasıl uygulandığını gösteren karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.03.2019 tarihli, 2018/3-95 E. ve 2019/207 K. sayılı kararıdır. Olayda sanık, bir hastanenin servis sorumlusu olan hekimi paspas sopasıyla darbetmiş, katılan bu sırada kalp krizi geçirmiştir. Yerel mahkeme eylemi olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sayarak mahkumiyete hükmetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Ceza Genel Kurulu direnme kararına konu hükmü oybirliğiyle bozmuş; sanığın eyleminin kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle ve silahla, basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte hafif şekilde kasten yaralama suçunu oluşturduğunu, yani TCK m.86/2 ile m.86/3'ün (c) ve (e) bentlerinin uygulanması gerektiğini belirlemiştir. Karar bu yönüyle, saldırı aracı olarak üretilmemiş sıradan bir aletin fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli olması nedeniyle TCK m.6/1-f anlamında silah sayılabileceğini göstermektedir. Kurul ayrıca sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığını saptamıştır; katılanın, sanığın yakınına bölüm sorumlusu olduğunu ve bilgi için randevu alınması gerektiğini söylemesi, kaba bir tutum olarak algılanmış olsa dahi TCK m.29 anlamında haksız fiil niteliğinde görülmemiştir."],["Görevli Mahkeme ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Haller","Kasten yaralama ve tehdit suçlarında görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır; m.86, m.87'nin ilk üç fıkrası ve m.106'da öngörülen cezaların üst sınırları, ağır ceza mahkemesinin görev ölçütü olan on yıldan fazla hapis eşiğinin altındadır. Buna karşılık kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse TCK m.87/4 uygulanır ve öngörülen ceza, m.86/1'e giren hallerde on yıldan on dört yıla kadar, m.86/3'e giren hallerde on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis olduğundan dosya ağır ceza mahkemesinin görevine girer. Bu nedenle dosyanın hangi mahkemede görüleceği, adli tıp raporunun içeriğine ve neticenin ağırlığına göre değişebilmektedir. Sulh ceza hakimliği bu suçlarda kovuşturma yapmaz; soruşturma evresinde tutuklama, adli kontrol ve arama gibi hakim kararı gerektiren işleri yapar ve bu kararlara karşı yapılan itirazları inceler. Mahkeme görevli olup olmadığına kovuşturmanın her aşamasında re'sen karar verir ve görevsizlik kararına karşı itiraz yolu açıktır."],["Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Kanun Yolu","TCK m.86/2 kapsamındaki basit yaralama şikayete bağlıdır ve TCK m.73/1 uyarınca altı aylık şikayet süresine tabidir; süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Buna karşılık m.86/3'teki nitelikli haller şikayet aranmaksızın soruşturulur. Tehdit suçunda m.106/1'in ilk cümlesindeki hal re'sen, malvarlığına yönelik tehdit ise şikayet üzerine soruşturulur. Dava zamanaşımı TCK m.66'ya göre belirlenir: beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıldır. Sürenin belirlenmesinde dosyadaki delillere göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller de göz önünde bulundurulur ve cezanın üst sınırı esas alınır; bu nedenle neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerin uygulanması zamanaşımını da değiştirir (m.66/3-4). Kesilme halinde süre yeniden işlemeye başlar ve kanuni sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir (m.67). Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268). Hükme karşı istinaf istemi ise hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273)."],["Antalya'da Yaralama ve Tehdit Dosyaları","Yaralama ve tehdit dosyalarında sonucu belirleyen üç unsur vardır: adli tıp raporunun neticeyi nasıl tanımladığı, kullanılan aletin silah sayılıp sayılmayacağı ve olay öncesindeki davranışın haksız fiil niteliği taşıyıp taşımadığı. Bu üç başlık aynı zamanda uzlaştırma, tutuklama ve görevli mahkeme sorularının cevabını da belirlemektedir. MOD HUKUK, Antalya'da ceza hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir."]]}