{"slug":"portfoy-yonetim-sirketinin-sorumlulugu-fon-zarari","title":"Portföy Yönetim Şirketinin Fon Zararında Sorumluluğu","yazildi":true,"tarih":"2026-09-29","ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":"2026-11-03","ozet":["Fon tüzel kişi değildir; fonu kuran, yöneten ve sorumluluğu üstlenen taraf kurucu portföy yönetim şirketidir (SPKn m. 52/1 ve 3; III-52.1 m. 9/1).","Kurucu, fon ve katılma payı sahiplerinin çıkarlarını gözetmek (SPKn m. 55/6), adil ve dürüst davranmak (III-55.1 m. 10) ve dikkatli ve basiretli kişi gibi özen göstermek (m. 21) zorundadır.","Boşluk hâllerinde kurucu ile yatırımcı arasındaki ilişkiye vekâlet hükümleri (TBK m. 502-514) kıyasen uygulanır; ayrıca haksız fiil (TBK m. 49) ve sözleşmeye aykırılık (TBK m. 112) dayanakları değerlendirilebilir.","Portföy yöneticiliğini dışarıdan almak kurucunun sorumluluğunu kaldırmaz (III-52.1 m. 9/2). Saklayıcının ayrı bir sorumluluğu da vardır (SPKn m. 56/2 ve 3).","Fon değer kaybı tek başına ihlal kanıtı değildir; ihlal, zarar ve aralarındaki bağ belgelerle gösterilmelidir. Tasfiye ödemesi ile tazminat hakkı ayrı meselelerdir.","İncelenen SPK metinlerinde ödeme takvimi yoktur; bu yazıda tarih verilmemiştir. Tera, Pusula ve Atlas fonlarında ara ödemenin usul ve esasları SPK'nın 27 Ekim 2026 tarihli 76/1903 sayılı kararıyla belirlendi; karar ödeme günü içermiyor."],"sss":[["Fon zararı için doğrudan fonu dava edebilir miyim?","Fonun tüzel kişiliği yoktur; mal varlığından ibarettir (SPKn m. 52/1). Sorumluluk iddiası, fonu kuran ve yöneten portföy yönetim şirketine, gerektiğinde saklayıcıya ve satışı yapan kuruluşa yöneltilir."],["Fonun değer kaybetmesi, kurucunun sorumlu olduğu anlamına gelir mi?","Hayır. Değer kaybı yatırımın doğal riskidir. Sorumluluk için kurucunun kanun, tebliğ, iç tüzük veya izahnamedeki bir yükümlülüğe aykırı davrandığının ve bunun zarara yol açtığının gösterilmesi gerekir."],["Kurucunun özen borcu hangi ölçüyle değerlendirilir?","III-55.1 m. 21'e göre dikkatli ve basiretli bir kişinin aynı koşullarda göstereceği dikkat ve gayret esas alınır. Vekâlet hükümlerinin kıyasen uygulandığı hâllerde TBK m. 506 uyarınca basiretli vekil ölçüsü de gündeme gelir."],["Portföy yönetimini başka bir kuruluş yapıyorsa kurucu sorumluluktan kurtulur mu?","Hayır. III-52.1 m. 9/2, portföy yöneticiliği dahil dışarıdan hizmet alınmasının kurucunun sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtir."],["Hangi belgeleri saklamalıyım?","Alım ve satım dekontlarını, hesap ekstrelerini, satış öncesi yazışmaları, reklam ve bilgilendirme metinlerini, izahname ve yatırımcı bilgi formunun aldığınız sürümlerini saklamanız yararlı olur. Fonun KAP sayfasından da dönem dönem çıktı alınabilir."],["Tasfiye ödemesini alırsam tazminat hakkım biter mi?","Ödeme, fon mal varlığından payınıza düşen kısımdır. Kurucunun sorumluluğuna dayanan tazminat talebi ayrı bir hukuki ilişkidir; ancak alınan tutar zararınızın hesabında dikkate alınır."],["Kurucuya karşı dava açmadan önce arabuluculuk gerekir mi?","Uyuşmazlığın ticari dava mı yoksa tüketici uyuşmazlığı mı sayılacağına göre arabuluculuk dava şartı olabilir (TTK m. 5/A; TKHK m. 73/A). Bu değerlendirme somut olaya bağlıdır; süreler için zamanaşımı yazımıza bakılabilir."],["Fon temerrüde düştü diye portföy yönetim şirketi otomatik sorumlu olur mu?","Hayır. Panelde konuşmacı, bütün yatırımcılar aynı anda çıkmaya çalışırsa hangi fon olursa olsun zorlanacağını söyledi; ancak yöneticinin vadelere ve likiditeye göre portföy kurmak zorunda olduğunu, bunun yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiğini belirtti. Özen borcunun ihlali somut olguyla ortaya konur."],["7596 sayılı Kanuna göre fon zararından kim sorumludur?","7596 sayılı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasına göre zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur; tutar tamamen veya kısmen tahsil edilemezse ya da edilemeyeceği açıkça belliyse Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile onlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumludur. Kanun 27 Ekim 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmıştır (33413)."],["Tasfiyedeki fondan yönetim ücreti kesilmesine itiraz edebilir miyim?","Panelde bu uygulamanın m. 53/3'e aykırılığı yazılı soru olarak soruldu; konuşmacı aykırı olmadığını düşündüğünü, ama ileri sürülebilir bir iddia olduğunu söyledi. İtiraz, belgeler ve tahakkuk dönemleriyle somutlaştırılmalıdır."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6362&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18564&MevzuatTur=9&MevzuatTertip=5"],["Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği (III-55.1)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=18546&MevzuatTur=9&MevzuatTertip=5"],["6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6098&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["SPK: Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber (28.08.2026 tarihli değişiklikle)","https://spk.gov.tr/data/6a91fe7d8f95db1fb01ff366/Yat%C4%B1r%C4%B1m%20Fonlar%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Rehber.pdf"],["SPK Bülteni 2026/61 (17.09.2026, tasfiye usul ve esasları)","https://spk.gov.tr/data/6aac56ff8f95db07100fd82d/2026-61.pdf"],["TBMM: 2/3939 esas numaralı kanun teklifi, teklif metni ve gerekçe (PDF)","https://cdn.tbmm.gov.tr/KKBSPublicFile/D28/Y5/T2/WebOnergeMetni/e6e04773-6fcf-4665-8a8e-bc9ab3300f97.pdf"],["6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, mevzuat.adalet.gov.tr","https://mevzuat.adalet.gov.tr/mevzuat/104117"],["7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun (RG 27.10.2026, 33413)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=7596&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Fon kurucusu portföy yönetim şirketinin sorumluluğu: SPKn m. 52 ve 55, III-55.1 özen borcu, TBK dayanakları, kime dava açılır, hangi belgeler gerekir.","category":"Sermaye Piyasası","court":"Tazminat istemlerinde adli yargı, SPK işlem ve eylemlerine karşı idari yargı; suç isnatlarında ceza mahkemeleri görevlidir.","duration":"Haksız fiil tazminatında iki ve on yıllık zamanaşımı (TBK m. 72), idareye başvuruda bir yıllık süre (İYUK m. 13) gözetilmelidir.","related":["tera-portfoy-fonlari-tasfiye-yatirimci-haklari","saklayici-banka-rolu-fon-tasfiyesi","fon-zarari-banka-sorumlulugu-uygunluk-testi","fon-zarari-zamanasimi-ve-sureler","fon-magdurlari-toplu-dava"],"sections":[["Kurucu portföy yönetim şirketi fonda ne iş görür?","Yatırım fonu, tasarruf sahiplerinden katılma payı karşılığında toplanan varlıklarla portföy işletmek üzere portföy yönetim şirketi (kurucu) tarafından fon iç tüzüğü ile kurulan, tüzel kişiliği bulunmayan bir mal varlığıdır (6362 sayılı SPKn m. 52/1). Kurucu fonu, katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil eder, yönetir veya yönetimini denetler; fon varlıkları üzerinde kendi adına ve fon hesabına, mevzuata ve iç tüzüğe uygun olarak tasarrufta bulunur (m. 52/3).\n\nYatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) m. 9/1 bir adım daha gider: kurucu, fonun haklar korunarak temsilinden, yönetiminden, yönetiminin denetlenmesinden ve faaliyetlerinin iç tüzük ile izahnameye uygun yürütülmesinden sorumludur. Portföy yöneticiliği dahil dışarıdan hizmet alınması kurucunun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (m. 9/2).\n\nBu tablo, fon zararı yaşayan bir yatırımcı için önemlidir. Fon kendi adına dava açılabilecek bir kişi değildir; fonu kuran, yöneten ve sorumluluğu üstlenen taraf kurucudur. Şirket ile fon mal varlığı da ayrıdır (SPKn m. 53/1). Tasfiye kararı verilmiş olması, sorumluluk sorusunu kendiliğinden cevaplamaz. O soru, kurucunun yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığına, bunun zarara yol açıp açmadığına bakılarak ayrıca incelenir."],["Kanun ve tebliğ kurucuya hangi yükümlülükleri yüklüyor?","SPKn m. 55/6 portföy yönetim şirketlerine, faaliyetlerini yürütürken yönetimlerindeki fonların, katılma payı sahiplerinin ve diğer müşterilerinin çıkarlarını gözetme yükümlülüğü getirir. III-55.1 sayılı Tebliğ bunu somutlaştırır: şirket, hizmet verdiği kişilerin çıkarını ve piyasanın bütünlüğünü gözeterek adil ve dürüst davranmalıdır, yazılı bir çıkar çatışması politikası oluşturmalıdır (m. 10). Yöneticiler ve personel, dikkatli ve basiretli bir kişinin aynı koşullarda göstereceği dikkat ve gayreti göstermek zorundadır (m. 21).\n\nKolektif portföy yöneticiliğine ilişkin m. 33 ise katılma payı sahiplerinin çıkarlarını gözetmeyi ayrıca vurgular. Sayılan ilkeler arasında yatırım kararlarını güvenilir gerekçe, bilgi ve analize dayandırmak ve iç tüzük ile izahnamedeki yatırım ilkelerine uymak (m. 33/1-f), portföyü izahnamedeki yatırım stratejisine uygun oluşturmak ve yönetmek (m. 33/1-h) ve önceden belirli bir getiri garantisi vermemek (m. 33/1-g) bulunur.\n\nKurucunun bilgilendirme sorumluluğu da ayrı bir başlıktır. Yatırımcı bilgi formunun iç tüzük ve izahnameyle tutarlılığından, doğruluğundan ve formdaki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan zararlardan kurucu sorumludur (III-52.1 m. 12/1). KAP'ta ilan edilmesi gereken bilgilerin eksiksiz, doğru ve güncel olması da kurucunun sorumluluğundadır (m. 31/4)."],["Hukuki dayanak: vekâlet hükümleri, sözleşme ve haksız fiil","Kurucu ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkiye, Kanunda, ilgili mevzuatta ve iç tüzükte hüküm bulunmayan hâllerde 6098 sayılı TBK'nın 502 ila 514. maddeleri (vekâlet sözleşmesi) kıyasen uygulanır (SPKn m. 52/4; III-52.1 m. 9/3). Vekil, işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmelidir; özen borcunun ölçüsü, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışıdır (TBK m. 506/2 ve 3).\n\nBorç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m. 112). Bu kural sözleşmeye aykırılık zemininde kusurun ispatını borçluya yükleyebilir. Ancak kurucu ile yatırımcı arasındaki ilişkiye TBK m. 112'nin nasıl uygulanacağı somut olaya, iç tüzüğe ve dağıtım ilişkisine göre ayrıca değerlendirilmelidir.\n\nBir başka yol haksız fiildir: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m. 49/1). Bu yolda kusurun, hukuka aykırılığın, zararın ve illiyet bağının ispatı yatırımcıya düşer.\n\nHangi yolun seçileceği yalnızca teknik bir tercih değildir. Zamanaşımı süreleri farklıdır; ayrıntısı için fon zararında zamanaşımı ve süreler yazımıza bakılabilir. Somut olayda birden fazla dayanak birlikte ileri sürülebilir."],["Kime karşı dava açılabilir?","Birinci muhatap kurucudur. Kurucunun dışarıdan portföy yöneticiliği hizmeti alması sorumluluğu kaldırmadığı için (III-52.1 m. 9/2), iç tüzükteki fon yönetim yapısı incelenirken kurucu esas alınır.\n\nİkinci muhatap, portföy saklama kuruluşudur. SPKn m. 56/2 uyarınca saklayıcı, yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zararlardan sorumludur; m. 56/3'e göre katılma payı sahiplerinin dava açma hakkı saklıdır. Saklayıcının rolü ve sorumluluk sınırı, saklayıcı banka yazımızda ayrıca ele alınıyor.\n\nÜçüncü olarak fon paylarını satan banka veya aracı kurum gündeme gelebilir. Uygunluk testi ve bilgilendirme yükümlülükleri ayrı bir mesele olduğu için, banka sorumluluğuna ilişkin yazımızda anlatılıyor. III-55.1 m. 15/1-b ise acentelik ilişkisi çerçevesinde yapılan işlemlerden ve bunlarla kurulan ilişkilerden doğan hukuki sorumluluğun, müvekkil şirket ile acente aracı kurum veya banka bakımından müteselsil olduğunu söyler. Bunun somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, satışın acentelik kapsamında yapılıp yapılmadığına bağlıdır.\n\nBu kişilerden hangisine, hangi hukuki dayanakla ve hangi mahkemede dava açılacağı, belgeler toplandıktan sonra belirlenebilir. Birden fazla davalı gösterilmesi mümkündür, ancak her biri için ayrı bir sorumluluk gerekçesi kurulmalıdır."],["Neyi ispatlamanız gerekir, hangi belgeler işe yarar?","Fonun içeriği ve yönetimi konusunda ilk bakılacak belgeler fon iç tüzüğü, izahname, yatırımcı bilgi formu ve fonun KAP sayfasıdır. Tebliğ, formda yatırımcıların iç tüzük, izahname ve finansal raporlara nereden ulaşabileceğinin belirtilmesini ister (III-52.1 m. 12/3). SPK Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'e göre fon sürekli bilgilendirme formunun doğruluğundan, güncelliğinden ve yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan da kurucu sorumludur (Rehber m. 9.2).\n\nİspat yükünü belirlemek için şu ayrımı akılda tutmak gerekir. Bilgilendirme dokümanları ile fonun gerçek portföyü arasında fark varsa, hangi dönemde, hangi varlıklarda ve ne ölçüde fark bulunduğu belgelerle gösterilmelidir. Fonun değer kaybetmiş olması ise tek başına ihlali göstermez; yatırım fonu değer kaybı riski taşır ve ihlalin zararla bağı ayrıca ortaya konmalıdır.\n\nKendi elinizdeki belgeler de önemlidir: alım ve satım dekontları, hesap ekstreleri, satış öncesi yazışmalar, reklam ve bilgilendirme metinleri ve varsa toplantı notları. Bu belgeler, hangi bilgiye dayanarak karar verdiğinizi gösterir. Fonun iç kayıtları, saklama kuruluşuyla yazışmaları ve işlem emirleri genellikle yatırımcının elinde bulunmaz; bunların delil olarak mahkeme yoluyla istenmesi gerekebilir."],["Tasfiye ödemesi ile tazminat hakkı birbirine karışmasın","Fon mal varlığı, kurucunun ve saklayıcının mal varlığından ayrıdır. Tasfiye durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabilir (SPKn m. 53/1 ve 3). Bu yüzden tasfiye bakiyesinden aldığınız ödeme, fon mal varlığından payınıza düşen kısımdır. Kurucunun sorumluluğuna dayanan tazminat talebi ise fon dışında, ayrı bir hukuki ilişkiye dayanır.\n\nSPK'nın tasfiye kararı ve usul ve esasları fon varlığının nakde çevrilip yatırımcılara dağıtılmasını düzenler. İncelenen bölümlerde kurucunun tazminat sorumluluğuna ilişkin bir hüküm yer almıyor; bu konu ayrıca genel hükümlere ve mevzuata göre değerlendirilir. Tasfiye ödemesini almak, tazminat hakkınızdan vazgeçmek anlamına gelmez; ancak alınan ödemenin, zararın hesabında dikkate alınacağı unutulmamalıdır.\n\nİncelenen SPK metinlerinde bir ödeme takvimi yer almıyor. Bu yazıda tarih verilmemesinin nedeni budur. Bekleme süresinde belgelerin ve yazışmaların düzenli tutulması, hak kaybı riskini azaltır.\n\nUygulamada izlenebilecek yol şöyle sıralanabilir: belgelerin toplanması, zararın ve dayanağın belirlenmesi, gerekiyorsa arabuluculuk, ardından dava. Ceza hukuku boyutu ise ayrı bir yoldur; bir fonun tasfiye edilmesi, kimsenin suç işlediği anlamına gelmez. Bunu soruşturma ve yargılama makamları değerlendirir."],["Portföy sınırları ve serbest fon çekincesi (III-52.1 m. 17 ve 25)","Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) m. 17, fon portföyüne alınacak varlıklara ve ihraççılarına sınırlar koyar. Örneğin fon toplam değerinin yüzde onundan fazlası tek bir ihraççının para ve sermaye piyasası araçlarına yatırılamaz; yüzde beşten fazla yatırım yapılan ihraççıların toplamı fon değerinin yüzde kırkını aşamaz; aynı gruba yüzde yirmi, yöneticinin yönetim hâkimiyetine sahip olduğu ihraççılara toplam yüzde yirmi sınırı uygulanır (m. 17/1-a, b, c ve m. 17/3). Hazine, TCMB gibi ihraççılar ve ipotek ya da varlık teminatlı menkul kıymetler için maddede ayrı oranlar ve istisnalar vardır.\n\nSerbest fonlar için tablo farklıdır. Tebliğ m. 25/1'e göre serbest fonlar, m. 17 ila 24'teki portföy ve işlem sınırlamalarına tabi olmaksızın, fonun KAP sayfasında yer alan yatırım stratejileri ve limitleri dahilinde yatırım yapabilir. Bu nedenle serbest fon yatırımcısı için yukarıdaki oranlar doğrudan ölçüt değildir; asıl bakılacak yer fonun izahnamesi, iç tüzüğü ve KAP'taki strateji ve limit bilgileridir. Fonun kendi belgelerindeki sınırın aşılıp aşılmadığı ayrıca incelenmelidir.\n\nSınırın aşılmış olması tek başına tazminat hakkı doğurmaz. Tazminat için zararın, kurucunun özen borcuna aykırılığın ve bunlar arasındaki illiyet bağının ayrıca ortaya konması gerekir. Bu bölüm 7 Ekim 2026 tarihinde mevzuat metniyle karşılaştırılarak eklenmiştir."],["Fonda likidite yönetimi: basiretli yöneticiden ne beklenir?","Panelde (TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu ile TBB Eğitim Merkezi'nin 22 Ekim 2026 tarihli fon krizi eğitiminde) fon yöneticisinin sorumluluğu, vekâlet ilişkisi ve özen-sadakat borcu çerçevesinde anlatıldı. Konuşmacıya göre temerrüdün ana unsuru fiyat sınırı gibi bir kural değildi. Panelde bir katılımcı, Borsa İstanbul'daki fiyat sınırı kuralının hisselerin belirli bir limitin altında satılmasını engellediğini, bunun likiditesiz fonların nakit yaratmasını zorlaştırdığını ileri sürdü. Konuşmacı bu etkiyi tamamen reddetmedi ama asıl unsurun likit olmayan varlıkların portföye alınmış olması ve satılmak istendiğinde tahtada yeterli derinlikte alıcı bulunmaması olduğunu söyledi. Bu açıklama panelde ifade edilen bir değerlendirmedir ve bir fonun somut durumu için kanıtlanmış bir olgu değildir.\n\nAnlatıma göre yönetici belirli marjlar ve vadeler bakımından ayrım yapmak zorundadır. Kısa vadeli fonlarda kısa vadeli enstrümanlar tercih edilmelidir. Hisse senedi fonlarında alınan hisselerin likiditesine bakılmalıdır. Normalin üzerinde çıkış talebi geldiğinde varlıkları nakde çevirebilecek imkân bulunmalıdır. Konuşmacı, bankacılıkta herkes aynı anda mevduatını çekmeye kalktığında en güçlü bankanın bile zorlanması gibi, bütün yatırımcılar aynı anda çıkmaya çalışırsa her fonun zorlanacağını da kabul etti; ancak bunun yönetim özenini ortadan kaldırmadığını vurguladı.\n\nBu çerçeve, portföy yönetim şirketinin sorumluluğunu değerlendirirken sorulacak soruları gösteriyor: fonun izahnamesinde vaat edilen vade ve likidite yapısı neydi, portföy bu yapıya uygun muydu, çıkış talebi artarken ne yapıldı? Belgeler fonun portföy dağılım raporları, izahname ve iç tüzük, KAP bildirimleri ve yönetici yazışmalarıdır. Bunların hepsi kurum dışından kolay elde edilmez; bilirkişi incelemesi gerekebilir. Sorumluluğun kabul edilip edilmeyeceği dosyaya göre değişir."],["7596 sayılı Kanun PYŞ'nin ve diğer sorumluların sorumluluğunu nasıl düzenliyor?","7596 sayılı Kanunun 5. maddesine göre (TBMM'de 2/3939 esas numaralı teklif olarak sunulmuştu), fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak ya da mevzuata şeklen uygun olsa da fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler veya üçüncü kişiler lehine çıkarılan değerler 'hukuka aykırı çıkarılmış değer' sayılacak ve fon zarara uğratılmış kabul edilecek. Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Bu tutarın tamamen ya da kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ve onlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu olacak. Kurul zarar tutarını ve sorumlu kişileri belirleyip TMSF'ye bildirecek; TMSF 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil ve takip işlemlerini başlatacak. Bu fıkra kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.\n\nYukarıdaki anlatım yayımlanan Kanun metniyle karşılaştırılmıştır: sorumluluk sırası 5. maddenin ikinci fıkrasında, Kurulun zarar tutarını ve sorumluları belirleyip TMSF'ye bildirmesi (6. madde kapsamında bulunmayan durumlar bakımından) üçüncü fıkrasında, TMSF'nin tahsil ve takip işlemleri ile İstanbul idare mahkemelerinin yetkisi dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Sorumluluğun kime ve hangi sırayla yöneltileceği bakımından işaret ettiği yön önemlidir: önce yönetici şirketin sorumluluğu, ardından Kurulca belirlenen kişilerin şahsi sorumluluğu. Yatırımcının özel hukuk yoluyla açacağı tazminat davası ile bu kamusal geri kazanım mekanizmasının nasıl bir arada işleyeceği belirsizdir.\n\nPanelde, suç işlediği ileri sürülenlerin mal varlıklarına el konulduğu ve bunların fonların tasfiyesinde kullanılacağı, bu nedenle bu kişilere karşı açılacak özel hukuk davası kazanılsa bile tahsil kabiliyetinin zayıf kalabileceği ifade edildi. Soruşturma ve iddialar sürmektedir; kimse hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu söylenemez."],["Tasfiyedeki fondan yönetim ücreti alınması SPKn m. 53'e aykırı mıdır?","SPKn m. 53/3, fon mal varlığının tasfiyesi durumunda yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini söyler. Panelde yazılı bir soru, SPK'nın tasfiyeye ilişkin bir kararında fonların saklama hesaplarının bankalara devri tarihi itibarıyla mevcut fon yönetim ücretinin tahakkuk ettirileceğinin düzenlenmesini bu hükme aykırı buldu.\n\nKonuşmacı yönetim ücretlerinin izahnamede yer aldığını, fon temerrüde düşmüş olsa bile belirli bir hizmetin ve iş gücünün sürdüğünü, önceden ilan edilmiş giderlerin alınmasının m. 53'ün koruma amacına aykırılık oluşturmadığını düşündüğünü söyledi. Ücretin alınmaması yönünde bir irade de ortaya konabilirdi, ancak bu yol seçilmemişti. Aynı konuşmacı bunun ileri sürülebilir bir iddia olduğunu da kabul etti ve yatırımcılar açısından ücretin alınmamasının çok daha iyi olacağını söyledi. Bu, kesin bir hukuki sonuç değil panelde ifade edilen bir değerlendirmedir. Yönetim ücretiyle ilgili itiraz hazırlayan yatırımcının izahnamedeki ücret hükmünü, tasfiye kararındaki ilgili paragrafı ve tahakkuk tarihlerini birlikte belgelemesi gerekir."],["Güncelleme notu","2/3939 esas numaralı kanun teklifi 22 Ekim 2026'da kabul edilerek 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun olarak 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun, 17 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (m. 8). Kanun hükümlerine yapılan atıflar için yayımlanan metne bakılmalıdır; yazıda 'teklif' sözcüğü geçen yerler kanunlaşmadan önceki aşamaya ilişkin anlatımı gösterir."]]}