{"slug":"sel-zarari-kasko-ve-sigortacinin-sorumlulugu","title":"Sel Zararında Kasko ve Sigortacının Sorumluluğu","yazildi":true,"tarih":"2026-10-16","ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":"2026-10-26","ozet":["Sel zararının kasko poliçesinden karşılanıp karşılanmadığı poliçedeki teminat listesine bağlıdır. Mahkeme kararlarında sel ve su baskınının genellikle ek sözleşmeyle teminat altına alınan bir hâl olarak yer aldığı görülüyor; poliçenizde bu teminatın bulunup bulunmadığını kontrol edin.","TTK m. 1409'a göre sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur ve rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıdadır.","Sigortacılar sürücünün aracı iradi olarak suya sürdüğünü ileri sürebiliyor. Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, böyle bir davada ilk derece mahkemesinin ret kararını kaldırdı: kast iddiası yoksa TTK m. 1448 uyarınca zararı önleme yükümlülüğüne aykırılık, teminatı ortadan kaldırmaz, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.","Rizikoyu gecikmeksizin sigortacıya bildirin (TTK m. 1446). Tazminat, ihbardan ve belgelerin verilmesinden sonra araştırmalar bitince ve her hâlde 45 gün sonra muaccel olur; sigortacı ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer (TTK m. 1427).","Sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl, her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420).","Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır; talep reddedilirse ya da 15 iş günü içinde yazılı cevap verilmezse Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m. 30/13).","Zorunlu deprem sigortası (DASK) yalnızca deprem kaynaklı zararları teminat altına alır (6305 sayılı Kanun m. 2/ğ); sel bu tanımda yer almaz."],"sss":[["Kaskom sel zararını karşılar mı?","Poliçenizde sel ve su baskını teminatı yazılıysa karşılar. Mahkeme kararlarında bu teminatın ek sözleşmeyle kapsama alındığı görülüyor. Teminat yazılıysa dahi poliçedeki muafiyet ve özel şartlar ayrıca kontrol edilmelidir."],["Sigorta şirketi sürücünün suya iradi olarak girdiğini söyleyip ödemeyi reddetti, ne yapabilirim?","Önce yazılı başvuru yapıp reddi belgeleyin. Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi'ne göre sürücünün kast ile hasar verdiği ispatlanmadıkça zararı önleme yükümlülüğüne aykırılık teminatı kaldırmaz, yalnızca kusura göre indirim yapılır (TTK m. 1448/2)."],["DASK sel zararını da karşılar mı?","Hayır. Zorunlu deprem sigortası deprem kaynaklı zararları teminat altına alır (6305 sayılı Kanun m. 2/ğ). Sel zararı için ayrı bir poliçe teminatı gerekir."],["Kasko tazminatı ne zaman ödenir, ne kadar süre beklemem gerekir?","Tazminat ihbardan ve belgelerin verilmesinden sonra araştırmalar bitince ve her hâlde ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. Araştırma üç ayda bitmezse sigortacı hasarın en az yüzde ellisini avans öder (TTK m. 1427)."],["Sigorta şirketi sel sonrası aracı yeniden çalıştırdığım için ödemeyi reddetti, hakkım kalır mı?","Reddin gerekçesini yazılı isteyin. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, bu savunmanın somut delille ispatlanamadığı bir davada sigortacıyı sorumlu tuttu (E. 2025/125, K. 2026/458). Yeniden çalıştırma iddiası ispatlanırsa sonuç farklılaşabilir; bilirkişi heyeti bu durumda hasarın teminat dışında kalabileceğini bildirmişti."],["Sel sonrası aracı çekiciyle taşıttım, çekici ücretini sigortacıdan isteyebilir miyim?","TTK m. 1448/3'e göre zararı önlemek veya azaltmak için yapılan makul giderler, faydasız kalsalar bile sigortacı tarafından ayrıca tazmin edilir. Faturayı ve olay tutanaklarını saklayın; poliçenin genel şartlarında bu giderin nasıl ele alındığına ayrıca bakın."],["Kasko davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?","Ticari dava yolu seçilecekse evet: TTK m. 5/A'ya göre konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ise 5684 sayılı Kanun m. 30'daki şartlara tabidir."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (m. 1409, 1420, 1427, 1446, 1448, 1472)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["5684 sayılı Sigortacılık Kanunu (m. 30)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5684&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu (m. 2)","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6305&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi E. 2024/985 K. 2025/1984 T. 30.12.2025","https://defendiora.com/ictihat/13429402"],["Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E. 2023/116 K. 2024/455 T. 18.07.2024","https://defendiora.com/ictihat/13764597"],["Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E. 2025/125 K. 2026/458 T. 30.04.2026","https://defendiora.com/ictihat/13643998"],["Danıştay 8. Daire E. 2022/3875 K. 2025/3307 T. 27.03.2025 (sigortacının idareye rücu davası)","https://defendiora.com/ictihat/13056034"]],"desc":"Sel ve su baskınında kasko, DASK ve sigortacının sorumluluğu: teminat kapsamı, ispat yükü, ihbar ve ödeme süreleri, sigorta tahkim ve halefiyet.","category":"Trafik & Sigorta","court":"Asliye Hukuk/Ticaret Mahkemesi veya Sigorta Tahkim Komisyonu görevlidir.","duration":"Sigorta Tahkim Komisyonu 4 ay içinde, mahkeme yolu 10-18 ay içinde sonuçlanabilir.","related":["sigorta-tahkim-komisyonuna-basvuru-sureci","kasko-ve-trafik-sigortasi-rucu-davalari","arac-deger-kaybi-hesaplama-ve-sigorta-basvurusu"],"sections":[["Sel Zararı Hangi Poliçeden Karşılanır?","Kasko sigortası araç zararını, poliçede yazılı rizikolar çerçevesinde karşılar. Kasko genel şartları araca ani ve harici etkilerle gelen zararları temel teminat saymaktadır; sel ve su baskınının teminat kapsamında olup olmadığı ise poliçeye bağlıdır. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında, kasko genel şartlarına göre ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilen zararlar arasında \"sel ve su baskını\"nın da bulunduğu ve davaya konu poliçede bu teminatın alındığı belirtilmiştir (E. 2023/116 K. 2024/455 T. 18.07.2024). Bu nedenle poliçenizin teminat bölümünde sel veya su baskını teminatının yazılı olup olmadığına bakın.\n\nKonutlarda durum farklıdır. Zorunlu deprem sigortası, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, tsunami ve yer kayması sonucu oluşan zararlarla sınırlıdır (6305 sayılı Kanun m. 2/ğ). Sel bu tanımın dışındadır. Konutunuzun, işyerinizin veya eşyanızın sel zararını karşılayan bir poliçesi (örneğin ek teminatlı konut ya da işyeri sigortası) varsa poliçedeki teminat listesi ve muafiyet şartları belirleyicidir."],["İspat Yükü ve Teminat Dışı Savunması","TTK m. 1409'a göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur ve sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının teminat dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Başka bir ifadeyle sel ve su baskını teminatı poliçede varsa ve hasar bu olayla ortaya çıkmışsa, ödemeyi reddeden sigortacı hasarın neden teminat dışı kaldığını ispatlamak zorundadır.\n\nSigortacılar uygulamada hasarın \"ani ve harici etki\" niteliğinde olmadığını, araç sahibinin dikkatsizliğiyle ya da bilerek suya girmesiyle oluştuğunu ileri sürebilmektedir. Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi önüne gelen bir dosyada sigortacı hasarın teminat kapsamındaki hâllerden olmadığını, sürücünün aracı bilerek ve iradi olarak yüksek su seviyesinin içine sürdüğünü savunmuştu. Bu savunma nedeniyle aşağıdaki kararda tartışılan ayrım önem kazanıyor."],["Sürücü Aracı Suya Sürdüyse Ne Olur?","Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, sürücünün aşırı yağış sonrası suyla dolu bir tünele kendi iradesiyle girdiğini, ani ve beklenmedik bir olay bulunmadığını belirterek hasarı poliçe kapsamı dışında görüp davayı reddetmişti. Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi bu kararı kaldırdı (E. 2024/985 K. 2025/1984 T. 30.12.2025). Dairenin gerekçesi şöyle: sigortacının sürücünün kasten hasar verdiğine ilişkin bir savunması ve dosyada bunu gösteren bir belge yok; kast bulunmayan hâllerde TTK m. 1448 uygulanır. Sigorta ettirenin zararı önleme, azaltma ve artmasına engel olma yükümlülüğüne aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa hasar teminat kapsamında kalmaya devam eder ve yalnızca kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır (TTK m. 1448/2). Daire ayrıca davanın belirsiz alacak davası olduğunu, bilirkişi raporu alındıktan sonra davacıya HMK m. 107/2 uyarınca talebini kesinleştirmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini belirtti. HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle (RG 31.07.2026, 33326) yürürlükten kaldırılmıştır; 7589 geçici m. 1/10 uyarınca bu madde, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam eder.\n\nBu karar, hasarın teminat kapsamında olduğuna hükmetmiyor, davayı yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderiyor. Sonuç olarak tek başına \"sürücü suya girdi\" savunması teminatı kendiliğinden ortadan kaldırmıyor; sürücünün kusuru tazminat indiriminde değerlendirilebiliyor. Her olay, poliçenin teminat şartları ve olayın oluşuna göre ayrıca incelenir. Pratik olarak sel sırasında su dolu geçide girmemek hem can güvenliği hem de olası kusur indirimi bakımından önemlidir."],["Hasarı Bildirme, Muacceliyet ve Zamanaşımı","Sigorta ettiren rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Bildirimin yapılmaması veya geç yapılması ödenecek tazminatta artışa neden olmuşsa kusurun ağırlığına göre indirim yapılır; sigortacı rizikoyu daha önce fiilen öğrenmişse bu indirimden yararlanamaz (TTK m. 1446). Sigorta ettiren ayrıca zararın önlenmesi, azaltılması ve artmasına engel olunması için imkânlar ölçüsünde önlem alır ve sigortacının talimatlarına olabildiğince uyar (TTK m. 1448/1). Bu nedenle olay sonrası fotoğraf çekin, aracı yeniden çalıştırmadan çekiciyle taşımanız genellikle önerilir, kasko şirketinin talimatlarını yazılı alın.\n\nTazminat, rizikonun gerçekleşmesini izleyen ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra, sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmişse süre işlemez. Araştırmalar ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, tespit edilecek hasar miktarının en az yüzde ellisini avans olarak öder. Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmadan temerrüde düşer (TTK m. 1427).\n\nZamanaşımı bakımından sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420)."],["Reddedilen Talepte Sigorta Tahkim ve Mahkeme","Sigorta ettiren veya sözleşmeden menfaat sağlayan kişi ile sigortacı arasında çıkan uyuşmazlıklar için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir (5684 sayılı Kanun m. 30). Komisyona gidebilmek için önce uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak sigorta şirketine başvurmuş ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmanız gerekir; sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da başvuru için yeterlidir (m. 30/13). Mahkemeye veya Tüketici Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar için Komisyona başvurulamaz (m. 30/14). Hakemler görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır (m. 30/16). Kararlara karşı itiraz ve temyiz imkânı uyuşmazlık tutarına göre farklılaşır; tutar sınırları kanunda yazılı rakamlardan Müsteşarlıkça artırılmış olabileceği için güncel miktarları Komisyondan kontrol edin.\n\nKomisyon yerine ticari dava yolu da açıktır. Alacağın yalnız bir kısmı için dava açılırsa HMK m. 109/4 uyarınca talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; yukarıdaki BAM kararının dayandığı HMK m. 107 ise mülga edilmiştir. Hangi yolun daha uygun olduğu, uyuşmazlık tutarı, delillerin durumu ve hızın önemine göre ayrıca değerlendirilmelidir."],["Sigortacı Ödedikten Sonra: Halefiyet ve İdareye Rücu","Sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin edilen bedel kadar sigortacıya geçer (TTK m. 1472/1). Sel zararında sorumlu, hizmet kusuru bulunan bir idare olabilir. Bu durumda sigortacının idareye karşı rücu hakkı, sigortalının idareye karşı tam yargı davası hakkıyla birlikte düşünülmelidir. Sigortalı, sigortacıya geçen haklarını ihlal edici biçimde davranırsa sigortacıya karşı sorumlu olur; sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse sigortalı kalan kısım için sorumlulara karşı başvurma hakkını korur (TTK m. 1472/2).\n\nSeli doğuran hizmet kusuru iddiası için idareye başvuru ve idari yargı sürelerinin ayrıca işlediğini unutmayın. Kasko ödemesi bu süreleri durdurmaz; bu konuda ayrıntı için idarenin sorumluluğuna ilişkin yazımıza bakınız."],["Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi: araç suda durduktan sonra yeniden çalıştırıldı iddiası","Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, 30.04.2026 tarihli ve E. 2025/125, K. 2026/458 sayılı kararında genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı bir kamyonetin sel suyunda hasarlanması davasını kabul etti. Poliçenin teminat klozunda sel ve su baskını zararları vardı. Sigortacı, ekspertiz sonucunda hasarı olumsuz değerlendirmiş ve sürücünün aracı suda stop ettikten sonra yeniden çalıştırarak hasarı büyüttüğünü, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştu. Mahkemenin aldırdığı bilirkişi heyeti, aracın su içinde stop ettikten sonra marşa basılarak çalıştırılması hâlinde hasarın teminat dışında kalacağını, suya girdiği anda motorun su çekmesi hâlinde ise teminat kapsamında olacağını bildirdi. Aracın suya girdikten sonra yeniden çalıştırıldığı, sürücünün detaylı beyanı ya da kamera kaydı gibi somut delille ortaya konamamıştı.\n\nMahkeme, TTK m. 1409 uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıda olduğunu belirtti ve bu ispatın yapılmadığına hükmetti. Gerekçede TTK m. 1448 da anıldı: zararı önleme yükümlülüğüne aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa hasar teminat kapsamında kalır ve yalnızca kusurun ağırlığına göre indirim yapılır. Mahkeme ayrıca, davacının kusuru bulunsa bile bunun zararı önleme yükümlülüğüne aykırılık olarak yorumlanamayacağını ve kasko poliçesi bir mal sigortası olduğundan, teminat kapsamında kalan hasarda sigortalının kusurunun sigortacının sorumluluğunu değiştirmeyeceğini ifade etti. Hasar bedelinin avans faiziyle ödenmesine hükmedildi. Karar ilk derece mahkeme kararıdır; istinaf yolu açıktır ve kesinleştiği bilinmiyor."],["Zarar sigortası ilkeleri: tazminat zararla sınırlı, sigorta bedeli ve eksik sigorta","Kasko bir zarar sigortasıdır ve tazminatın hesabı TTK'nın zarar sigortalarına ilişkin genel hükümlerine bağlıdır. Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder (m. 1459). Sigorta değeri, sigorta olunan menfaatin tam değeridir (m. 1460). Sigortacının sorumluluğu sigorta bedeli ile sınırlıdır; sigorta bedeli rizikonun gerçekleştiği andaki menfaat değerini aşsa bile sigortacı uğranılan zarardan fazlasını ödemez (m. 1461). Sigorta bedeli sigorta değerinden azsa ve menfaatin bir kısmı zarara uğramışsa, aksine sözleşme yoksa sigortacı sigorta bedelinin sigorta değerine oranı kadar tazminat öder (m. 1462). Bu nedenle poliçedeki bedel aracın hasar günündeki değerinin altındaysa, kısmi hasarda bile oransal indirim gündeme gelebilir.\n\nZararı azaltma giderleri ayrıca korunur. TTK m. 1448/3'e göre sigortacı, sigorta ettirenin zararın önlenmesi, azaltılması veya artmasının engellenmesi için yaptığı makul giderleri, faydasız kalmış olsalar bile, tazminattan ayrı olarak ödemekle yükümlüdür. Sigorta ettiren istemi üzerine sigortacı bu giderlerin karşılanması için gerekli tutarı avans olarak ödemek zorundadır (m. 1448/4). Sel sonrası araç çekici ile taşındıysa çekici faturası, yazılı olarak saklanması gereken bir gider kalemi olabilir. Bu giderlerin poliçedeki genel şartlarda nasıl düzenlendiği ise ayrıca kontrol edilmelidir."],["Reddedilen talep: temerrüt tarihi, faiz ve arabuluculuk","Sigortacı talebi reddettiğinde ilk soru, temerrüdün ne zaman başladığıdır. Makaledeki TTK m. 1427 kuralı muacceliyeti ihbardan ve belgelerin verilmesinden sonra en geç kırk beş gün olarak belirliyor. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/458 sayılı kararında ise sigortacının ödeme yapmayacağını bildirdiği yazılı ret tarihini temerrüt tarihi saydı ve faizi bu tarihten itibaren avans faizi olarak hükmetti. Mahkeme, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle avans faizini uygun gördü. Faizin hangi tarihten başlayacağı her dosyada ihbar tarihi, belgelerin tamamlanma tarihi ve ret tarihi gibi olgulara göre ayrıca tartışılabilir.\n\nDava yoluna gidilecekse arabuluculuk dava şartıdır. TTK m. 5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı sayıyor. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir (m. 5/A/2). Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru ise ayrı bir yoldur ve makalede anlatıldığı gibi sigorta şirketine önce başvuru yapılmasını gerektirir. Antalya kararında arabuluculuk dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen giderin davalıdan alınarak hazineye irat kaydedildiği de görülüyor. Hangi yolun seçileceği, uyuşmazlığın tutarı ve delil durumuna göre değerlendirilmelidir."]]}