{"slug":"vergi-borcu-odeme-emrine-itiraz-ve-6183-sayili-kanun","title":"Vergi Borcu Ödeme Emrine İtiraz ve Başvuru Süresi","yazildi":true,"tarih":null,"ruSlug":null,"enSlug":null,"guncelleme":null,"ozet":["Vergi borcu ödeme emrine karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde, yalnızca borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla vergi mahkemesinde dava açılabilir.","Ödeme emrine karşı dava açılması vergi dairesinin tahsilat işlemlerini kendiliğinden durdurmadığından, haciz uygulanmaması için mahkemeden yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir.","Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında davanın reddedilmesi hâlinde borçlu aleyhine haksız çıkma zammı uygulanması riski tamamen ortadan kalkmıştır.","Yetkili mahkeme İYUK m. 37 uyarınca borçlunun yerleşim yeri değil, ödeme emrini düzenleyen tahsil dairesinin bulunduğu yer vergi mahkemesidir.","Amme alacağı, 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesi gereğince vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.","Davanın reddi hâlinde borçlunun, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü devam eder."],"sss":[["Vergi borcu ödeme emrine karşı dava açma süresi kaç gündür?","Ödeme emrine karşı dava açma süresi, tebliğ tarihinden itibaren on beş gündür. Bu süre genel idari yargıdaki otuz günlük dava süresinden farklı ve daha kısadır. Süre geçirildiği takdirde borç kesinleşir ve haciz işlemlerine başlanabilir."],["Ödeme emrine hangi gerekçelerle itiraz edilebilir?","6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı yalnızca üç sebeple dava açılabilir. Bu sebepler borcun olmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıdır. Matrahın doğruluğu veya vergi cezasının esasına ilişkin itirazlar bu aşamada dinlenmez."],["Ödeme emrine dava açmak haciz işlemlerini durdurur mu?","Dava açılması tahsilat ve haciz işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m. 27/4 uyarınca tahsil işlemlerinin durması için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulmasının açıkça talep edilmesi gerekir. Mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verilmedikçe vergi dairesi cebren tahsile devam edebilir."],["Ödeme emri davasını kaybedersem haksız çıkma zammı öder miyim?","Hayır, ödeme emri davasının reddi hâlinde haksız çıkma zammı ödenmez. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan haksız çıkma zammı hükmü, Anayasa Mahkemesinin 2022 yılındaki kararıyla iptal edilmiştir. Bu nedenle borçlunun davayı kaybetmesi durumunda fazladan zam ödeme riski bulunmamaktadır."],["Ödeme emrine karşı hangi mahkemede dava açılır?","Ödeme emrine karşı vergi mahkemesinde dava açılır. İYUK 37. maddesi uyarınca yetkili mahkeme, ödeme emrini düzenleyen vergi dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. Borçlunun ikametgâhı veya şirket merkezi yetki üzerinde belirleyici değildir."],["Vergi borcunda tahsil zamanaşımı süresi ne kadardır?","6183 sayılı Kanun'un 102. maddesine göre amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Ancak ödeme yapılması, haciz tatbiki veya ödeme emri tebliği gibi işlemler zamanaşımını keser. Zamanaşımı kesildiğinde süre takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlar."]],"tablolar":null,"kaynaklar":[["6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6183&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=3"],["2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2576&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"],["2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu","https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5"]],"desc":"Ödeme emrinin şartları, borcum yoktur savunması, haksız çıkma zammının iptali, yetkili vergi mahkemesi, on beş günlük süre ve tahsil zamanaşımı.","category":"Vergi Hukuku","court":"Vergi Mahkemeleri (idari vergi uyuşmazlıkları) ve sahte fatura suçlarında Asliye Ceza Mahkemeleri görevlidir.","duration":"Vergi/ceza ihbarnamesine karşı 30 gün içinde dava açılmalıdır; uzlaşma başvurusu tarhiyat sonrası 30 gün, tarhiyat öncesi inceleme bitmeden yapılır.","related":["sirket-ortaklarinin-kamu-borcundan-sorumlulugu","vergi-zamanasimi-sureleri-ve-tahakkuk-zamanasimi"],"sections":[["Ödeme Emri Ne Zaman Düzenlenir ve İçeriğinde Ne Bulunur","6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesine göre ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur ve cebri tahsilin ilk adımı ödeme emridir.  Kanun'un 55. maddesi uyarınca amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, on beş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereği bir ödeme emri ile tebliğ olunur. Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, süresinde ödenmediği veya mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde borcun cebren tahsil edileceği ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı yazılır.  Ödeme emri düzenlenebilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir: alacağın usulüne uygun tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması. Tahakkuk aşamasındaki tebliğ usulsüzse ortada kesinleşmiş bir alacak yoktur."],["Yalnızca Üç Sebep: Borcum Yok, Kısmen Ödedim, Zamanaşımına Uğradı","6183 sayılı Kanun'un 58. maddesine göre kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği ya da zamanaşımına uğradığı iddiasıyla on beş gün içinde dava açabilir. Bu sebepler sınırlıdır; matrahın doğruluğuna veya cezanın oranına ilişkin iddialar kural olarak bu aşamada dinlenmez. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi gerekir, aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.  Danıştay 7. Dairesi'nin 19/03/2024 tarihli ve E.2023/1623, K.2024/1524 sayılı kararında bu sınırın nasıl işlediği görülmektedir. Kesinleşen amme alacağına ilişkin iddiaların ödeme emri aşamasında ileri sürülemeyeceği kabul edilmiş; ancak olay tarihinde katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişi hakkında ilgili hükmün uygulanamayacağı tespitinin \"borcum yoktur\" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak ödeme emrinin bu kısmını iptal eden karar onanmıştır."],["Haksız Çıkma Zammı ve Anayasa Mahkemesi'nin İptal Kararı","Uzun yıllar boyunca ödeme emrine karşı dava açmanın caydırıcı yanı, davanın reddi hâlinde uygulanan haksız çıkma zammıydı. 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde bu sonucu düzenleyen fıkra, Anayasa Mahkemesi'nin 21/4/2022 tarihli ve E.2021/119, K.2022/48 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Böylece dava açan borçlunun, davanın reddi hâlinde ayrıca bir zamla karşılaşması riski ortadan kalkmıştır.  Maddede geçen itiraz komisyonu ibaresi de tarihseldir; 2576 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle vergi itiraz komisyonlarının görevleri sona ermiş olduğundan başvuru mercii vergi mahkemesidir.  Buna karşılık mal bildirimi yükümlülüğü devam eder. Borcun tamamına yapılan itirazın tamamen veya kısmen reddi hâlinde borçlu, ret kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal bildiriminde bulunmak zorundadır; borcun bir kısmına yönelik itirazlar bu süreyi uzatmaz."],["Ödeme Emrini Düzenleyen Daireye Göre Yetkili Vergi Mahkemesi","Ödeme emrine karşı açılacak dava idari yargıda görülür. 2576 sayılı Kanun'un 6. maddesinde vergi mahkemelerinin görevleri arasında, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlere ilişkin konularda 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğan davalar açıkça sayılmıştır.  Yetki İYUK m. 37'ye göre belirlenir. Anılan madde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un uygulanmasında ödeme emrini düzenleyen dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesini yetkili kılmıştır. Borçlunun ikametgâhı ya da şirket merkezi belirleyici değildir; ödeme emrini hangi vergi dairesi düzenlemişse yetki oradadır. Aynı kural, kanuni temsilci veya şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirleri için de geçerlidir.  Amme alacağı vergi dışı bir alacaksa, örneğin başka bir kamu kurumunun idari para cezasıysa, uyuşmazlığın idare mahkemesinde görülmesi gündeme gelebilir. Bu nedenle dava açılmadan önce alacağın türü kontrol edilmelidir."],["On Beş Günlük Dava Süresi, Mal Bildirimi ve Tahsil Zamanaşımı","Ödeme emrine karşı dava açma süresi, genel otuz günlük süreden farklı olarak tebliğ tarihinden itibaren on beş gündür. Bu kısa süre uygulamada en çok hak kaybına yol açan noktadır.  Dava açılması tahsili kendiliğinden durdurmaz. İYUK m. 27'nin dördüncü fıkrasına göre tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmadığından, ödeme emrine karşı açılan davada yürütmenin durdurulması ayrıca istenmelidir; aksi hâlde dava devam ederken haciz uygulanabilir.  Tahsil zamanaşımı 6183 sayılı Kanun'un 102. maddesinde düzenlenmiştir: amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Kanun'un 103. maddesine göre ödeme, haciz tatbiki, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, alacağın teminata bağlanması, icranın tehiri kararı ve yapılandırma başvurusu gibi hâller zamanaşımını keser; kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden yıl başından itibaren süre yeniden işler."],["Ödeme Emri Tebliğ Edildiğinde İlk Yapılacaklar","İlk adım tebliğ tarihinin kesin olarak saptanmasıdır; on beş günlük süre bu tarihten işler. Ardından ödeme emri içeriğindeki her bir alacak kalemi için dayanak tahakkukun ne olduğu, ihbarnamenin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve vadenin ne zaman dolduğu vergi dairesinden sorulmalıdır.  Vade tarihleri çıkarıldıktan sonra beş yıllık tahsil zamanaşımı hesaplanır ve arada zamanaşımını kesen bir işlem bulunup bulunmadığı araştırılır. Kesme sebebi olarak gösterilen işlemin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca denetlenmelidir.  Dava dilekçesi bu üç sebep etrafında kurulmalı, yürütmenin durdurulması istemi eklenmeli ve tarhiyatın esasına ilişkin iddialar varsa hâlâ açık olan tarhiyat davasında ileri sürülmelidir."]]}