Velayetin Yasal Çerçevesi
Mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve baba ile çocuk arasındaki ilişkilere dair hükümlere göre gereken önlemleri alır; velayet ve kişisel ilişki bu kapsamda düzenlenir (TMK m.182). Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, kendiliğinden ya da ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Yargıtay uygulamasında velayet düzenlemesinin temel ölçütü çocuğun üstün yararıdır. Bu ölçüt, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 3. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesine dayandırılmakta ve iç hukukun ayrılmaz parçası olarak uygulanmaktadır.
İnceleme, Dinlenme ve Geçici Düzenlemeler
Velayet, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği, kamu düzenine ilişkin bir konudur. Mahkeme bu nedenle pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı görevlendirerek çocuğun ve ebeveynlerin yaşam koşullarına ilişkin inceleme raporu alabilir. İdrak çağındaki çocuğun görüşünün alınması, kararın çocuğun gerçek durumuna dayanmasını sağlar; ancak çocuğun beyanı tek başına belirleyici değildir, diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Yargılama sürerken çocuğun bakım düzeninin korunması için geçici velayet ve kişisel ilişki tedbirleri istenebilir. Eşlerin birbirine karşı kusuru ile velayet ayrı meselelerdir; boşanmada kusurlu bulunan eş bu nedenle otomatik olarak velayet hakkını yitirmez. Ortak velayet talepleri de aile mahkemelerinin önüne gelmekte; bu taleplerde ebeveynler arasındaki iletişimin ortak karar almaya elverişli olup olmadığı değerlendirilmektedir.
Üstün Yarar Ölçütünün Uygulanışı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13.01.2014 tarihli, 2013/14210 E., 2014/186 K. sayılı kararına konu olayda 2008'de kesinleşen boşanma kararıyla velayet anneye bırakılmış, annenin yeniden evlenmesi üzerine çocuk babanın yanında kalmaya başlamış, baba velayetin kendisine verilmesi için dava açmıştır. Daire, velayet düzenlenirken göz önünde tutulacak temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğunu; bu yarar belirlenirken çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetileceğini belirtmiştir. Karara göre ana ve babanın yararları ile sosyal konumları, ancak çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde dikkate alınır. Dosyadaki inceleme raporunun çocuğun alıştığı ortamın değişmemesi yönünde olması ve çocuğun kendi isteği karşısında davanın reddi doğru bulunmamış, hüküm bozulmuştur.
Velayet Davasında Görev ve Yetki
Velayete ilişkin uyuşmazlıklar, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla karar verir. Boşanma davası devam ederken velayet ayrı bir dava konusu yapılmaz, aynı dosyada düzenlenir. Boşanma kesinleştikten sonra açılacak velayetin değiştirilmesi davasında ise, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel yetki kuralı gereği kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu nedenle Antalya'da yaşayan bir ebeveyn aleyhine açılacak dava Antalya aile mahkemesinde görülür. Velayet konusunda hâkim, tarafların anlaşmasıyla da bağlı değildir; çocuğun yararını gerektirdiğinde farklı bir düzenleme yapabilir. Yurt dışında yaşayan ebeveynlerin bulunduğu dosyalarda ise çocuğun mutat meskeni ile milletlerarası sözleşmelerden doğan kurallar ayrıca gündeme gelir.
Süreler ve Kararın Değişebilirliği
Velayete ilişkin kararlar, niteliği gereği kesin hüküm oluşturmaz. Çocuğun ya da ebeveynlerin durumunda önemli bir değişiklik meydana geldiğinde, Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesi uyarınca velayetin yeniden düzenlenmesi her zaman istenebilir; bu talep için kanunda bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Buna karşılık verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvuru süreleri iki haftadır ve bu süreler kaçırıldığında karar kesinleşir. Kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmemesi hâlinde ayrıca icra hukuku çerçevesinde başvuru yolları bulunmaktadır. Velayetin değiştirilmesi talebinin kabulü, yalnızca koşulların değiştiğinin ortaya konulmasına değil, bu değişikliğin çocuğun yararına olduğunun gösterilmesine bağlıdır. Kısa aralıklarla tekrarlanan ve yeni bir olguya dayanmayan taleplerin, çocuğun yaşam düzenini sarsması nedeniyle olumlu karşılanmadığı görülmektedir.
Sürecin Bütününe Bakmak
Velayet uyuşmazlıkları, tarafların en zorlandığı süreçlerin başında gelir. Yargılamanın merkezinde ebeveynlerin talepleri değil, çocuğun içinde bulunduğu düzenin korunup korunmayacağı sorusu yer alır. Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme niteliğindedir; her çocuğun ve ailenin durumu farklı olduğundan somut olaya ilişkin bir değerlendirme yerine geçmez. MOD HUKUK, Antalya'da aile hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Boşanmada velayet kime verilirken nelere dikkat edilir?
Velayet belirlenirken temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Hâkim çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve toplumsal gelişiminin hangi ebeveynin yanında daha iyi sağlanacağını araştırır. Ebeveynlerin sosyal veya mali durumu ancak çocuğun üstün yararına hizmet ettiği ölçüde dikkate alınır.
Boşanma davasında çocuğun fikri sorulur mu?
İdrak çağında bulunan çocuğun mahkemece bizzat dinlenmesi uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk gereğidir. Çocuğun hangi ebeveyni tercih ettiğine dair görüşü alınarak tutanağa geçirilir. Ancak çocuğun beyanı tek başına kesin sonuç doğurmaz; inceleme raporu ve dosyadaki diğer delillerle birlikte hâkim tarafından değerlendirilir.
Velayet davasında inceleme raporu alınması zorunlu mudur?
Velayet kamu düzenine ilişkin bir konu olduğundan mahkeme pedagog, psikolog veya sosyal çalışmacı görevlendirebilir. Görevlendirilenler çocukla ve ebeveynlerle görüşerek yaşam koşullarını, aile içi ilişkileri ve çocuğun psikolojik durumunu içeren bir inceleme raporu hazırlar. Hâkim kararını oluştururken bu rapordaki tespitlerden yararlanır.
Boşanmada kusurlu olan eş velayeti alabilir mi?
Eşlerin boşanmaya neden olan kusurlu davranışları ile velayet hakkı ayrı değerlendirilir. Boşanmada tam kusurlu bulunan bir taraf sırf bu sebeple kendiliğinden velayet hakkını kaybetmez. Belirleyici olan ebeveynin kusuru değil, çocuğun bakım ve gözetimini sağlıklı şekilde yerine getirip getiremeyeceğidir.
Boşandıktan sonra velayetin değiştirilmesi davası nasıl açılır?
Boşanma kararından sonra tarafların durumunda önemli bir değişiklik meydana gelirse velayetin değiştirilmesi istenebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesine dayanan bu dava aile mahkemesinde açılır. Davayı açan taraf ortaya çıkan yeni durumun çocuğun üstün yararını zedelediğini ispatlamakla yükümlüdür.
Velayet davalarında hak düşürücü süre var mıdır?
Velayetin düzenlenmesi ve değiştirilmesi talepleri herhangi bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına bağlı değildir. Çocuğun menfaati gerektirdiği sürece ergin oluncaya kadar her zaman yeni bir düzenleme istenebilir. Ancak mahkemece verilen nihai velayet kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.