Bu karar Resmî Gazete'de neden yayımlandı?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/12146 esas, 2026/3403 karar sayılı ilamı, 23 Ekim 2026 tarihli ve 33409 sayılı Resmî Gazete'nin yargı bölümünde yer aldı. Daire kararı 30/3/2026 tarihinde oybirliğiyle vermiş. İncelenen karar, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/2/2025 tarihli ve 2023/624 esas, 2025/126 karar sayılı hükmüdür. Bu hüküm kesin olarak verildiği için taraflar temyiz edememiş; Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 363. maddesine dayanarak kanun yararına temyiz yoluna gitmiştir. Yargıtay talebi kabul etmiş, kararı kanun yararına bozmuştur. Kanun yararına bozma, kararın hukuka aykırı olduğunu ortaya koyar ancak taraflar arasındaki sonucu değiştirmez. Nitekim ilamda bozmanın sonuca etkili olmamak üzere yapıldığı yazılıdır. Yani karar bir emsal niteliğinde okunabilir, fakat bu dosyadaki tarafların haklarını yeniden açmaz.
Dava neydi, kim neyi istemişti?
Davacı, adına kayıtlı bir aracın 17/12/2009 ile 17/12/2010 tarihleri arasını kapsayan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin bulunduğunu, buna rağmen 20/5/2010 tarihli bir kaza tespit tutanağı nedeniyle sigorta bilgi sisteminde kendisine ait bir hasar kaydı oluşturulduğunu ileri sürmüştür. Dava dilekçesine göre tutanak davacının bilgisi dışında düzenlenmiş, davacının imzasını taşımamış, kazaya karışan sürücüler davacı değil, davacı ayrıca sürücüleri ve karşı aracın malikini tanımamıştır. Davacı bu kaydı 2019 yılında tesadüfen öğrendiğini, 2023 yılında sigorta şirketine, sonuç alamayınca Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine başvurduğunu, kayıt silinmediği için sigorta şirketlerince listeye alınıp uzun süre sigorta hizmetlerinden yararlanamadığını anlatmıştır. Dava, SİSBİS kaydının hatalı ve hukuka aykırı düzenlendiğinin tespiti ile kaydın düzeltilmesi veya kaldırılması istemiyle 6/9/2023 tarihinde açılmıştır.
Sigorta şirketi ne savundu, ilk derece mahkemesi ne karar verdi?
Davalı sigorta şirketi, görevin tüketici mahkemesine ait olduğunu, ayrıca davanın Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur. Esas yönünden, aracın 20/5/2010 tarihinde başka bir araçla çarpıştığını, hasar dosyasının ekspertiz incelemesinden sonra açıldığını, kaydın Yanlış Sigorta Uygulamalarının Tespiti, Bildirimi, Kaydı ve Bu Uygulamalarla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi uyarınca oluşturulduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi dosyayı bilirkişiye göndermiş, 11/6/2024 tarihli raporda kaza tespit tutanağındaki sürücünün davacı olmadığı, tutanakta davacının imzasının bulunmadığı ve kazadan haberdar olduğunun ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Mahkeme, bu sonuca dayanarak davayı kabul etmiş ve kayıtların düzeltilmesine hükmetmiştir. Görev itirazına rağmen uyuşmazlığa ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılmıştır.
Yargıtay görevi neden tüketici mahkemesine verdi?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. ve 3. maddelerindeki tanımlara bakmıştır. Kanunda sigorta, vekalet, bankacılık gibi sözleşme ve hukuki işlemler tüketici işlemi sayılır. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Daire, aracın kullanım amacının hususi olduğunu, poliçede de bu hususun belirtildiğini, davacının gerçek kişi olduğunu ve aracı ticari amaçla işletmediğini tespit etmiştir. Böylece davacı tüketici, sigorta şirketi ise hizmeti sağlayan sıfatıyla satıcı veya sağlayıcı olmuştur. Uyuşmazlığın kaynağı da zorunlu mali sorumluluk poliçesidir. Kanun'un 73. maddesinin birinci fıkrası tüketici işlemlerinden doğan davalarda tüketici mahkemelerini görevli kılar. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi sigorta hukukuna ilişkin davaları ticari dava saysa da, 6502'nin 83. maddesinin ikinci fıkrası özel hüküm niteliğindedir ve Türk Ticaret Kanunu'ndaki görev düzenlemesinin uygulanmasını engellemez.
Dava tarihi neden önemli oldu?
Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 28/11/2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığını, 87. maddesi uyarınca yayımından altı ay sonra, yani 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatmıştır. Dava 6/9/2023 tarihinde açıldığı için 6502 sayılı Kanun'un hükümleri doğrudan uygulanacaktır. Dairenin değerlendirmesine göre mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile 115. maddesi gereği yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır. Bu nedenle davalının görev itirazı ileri sürülmemiş olsaydı bile mahkemenin kendiliğinden bakması gerekirdi. Yargıtay'a göre ilk derece mahkemesi, görevli olmadığını gözeterek usulden karar vermeliydi; bunun yerine esasa girerek hüküm kurmuş, bu da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Aracında hatalı kaza kaydı olan sürücü için bu ne anlama gelir?
Bu karar, benzer bir uyuşmazlıkta davanın hangi mahkemede açılacağı konusunda önemli bir işarettir, ama bağlayıcı bir içtihadı birleştirme kararı değildir. Tek bir dairenin kanun yararına bozma kararıdır ve dava konusu araç, tarafların sıfatı ve talep somut dosyaya göre değişir. Aracı ticari amaçla kullanılan ya da şirket adına kayıtlı olan bir kişi için sonuç farklı çıkabilir. Karardan çıkan pratik sonuç şudur: sigorta bilgi sisteminde kendi bilginiz dışında oluşturulduğunu düşündüğünüz bir kaza ve hasar kaydı varsa, önce sigorta şirketine ve ilgili merkeze yazılı başvuru yapmak, cevapları ve kaza tespit tutanağını saklamak yararlıdır. Dava yoluna gidilecekse görevli mahkemenin belirlenmesi, davalının kim olacağı ve dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı dosyaya göre ayrıca değerlendirilir. Sonuç dosyanın özelliklerine göre değişir.
Sık sorulan sorular
SİSBİS kaydı nedir?
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde tutulan sigorta bilgi paylaşım sistemidir. Karardaki olayda sigorta şirketinin bir kaza tespit tutanağına dayanarak aracın sigorta kaydına hasar bilgisi işlendiği anlatılmaktadır. Sistemin işleyişine ilişkin ayrıntılar kararın konusu değildir.
Bu karar her SİSBİS davasında tüketici mahkemesinin görevli olduğu anlamına mı gelir?
Hayır. Karar, davacı gerçek kişi, araç hususi ve karşı taraf sigorta şirketi olan somut bir uyuşmazlıkta verilmiştir. Araç ticari amaçla kullanılıyorsa veya taraflardan biri farklı bir sıfat taşıyorsa değerlendirme değişebilir.
Kanun yararına bozma davanın tarafları için neyi değiştirir?
Kanun yararına bozma, hukuka aykırılığı tespit eder ancak tarafların hukuki durumunu değiştirmez. İlamda bozmanın sonuca etkili olmamak üzere yapıldığı belirtilmiştir.
Hangi tarihten sonra açılan davalarda 6502 sayılı Kanun uygulanır?
Kanun 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar, davanın 6/9/2023 tarihinde açılması nedeniyle 6502'nin uygulanacağı sonucuna varmıştır.
Hatalı kayıt için hemen dava açmak gerekir mi?
Genel bir kural yoktur. Çoğu zaman önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır ve cevap beklenir. Dava yoluna gitmeden önce belge ve süre durumu bir avukatla değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.