Bilgisayar Programının FSEK'teki Konumu ve Serbest Kullanım Hâlleri

Yazılım, Türk hukukunda ayrı bir kanunla değil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu içinde korunur. Kanunun 2. maddesinin birinci bendi, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programlarını ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarını ilim ve edebiyat eseri sayar. Bu nitelendirmenin sonucu, yazılımın ayrıca tescile gerek olmaksızın meydana getirildiği anda korunmasıdır. Korumanın sınırları 38. maddededir. Bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından, amacına uygun kullanım için çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir; kullanma hakkına sahip kişinin yedekleme kopyası yapması sözleşmeyle önlenemez. Bu kişi, programın fikir ve ilkelerini belirlemek amacıyla programı gözlemleme, tetkik etme ve sınama hakkına da sahiptir. Ara işlerliğin sağlanması için kod çözümü ise maddede sayılan sıkı koşullarla mümkündür.

Lisanssız Kullanımda Üç Kat Bedel ve Faizin Başlangıcı

Lisanssız kullanım davalarının omurgası 68. maddedir; hak sahibi, sözleşme yapılsaydı isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. Bedel, yazılımın liste fiyatı üzerinden emsal indirim oranı uygulanarak bulunur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2013 tarihli, 2013/12363 E. ve 2013/17116 K. sayılı kararında, bir mühendislik yazılımının davalı şirketin şantiyesindeki bilgisayarlarda lisanssız kullanıldığı sabit görülmüş; liste fiyatı üzerinden hesaplanan rayiç bedelin üç katına hükmeden karar onanmıştır. Faizin başlangıcını aynı Dairenin 12.04.2023 tarihli, 2021/7901 E. ve 2023/2246 K. sayılı kararı belirlemiştir. Yazılımın davalının bilgisayarına lisanssız yüklendiği tarih tespit edilerek üç kat tazminata hükmedilmiş; Daire hükmü esastan yerinde bulmuş, yalnızca faizin ihlalin gerçekleştiği yükleme tarihinden işlemesi gerektiği gerekçesiyle kararı düzelterek onamıştır. Faiz başlangıcının dava veya ihtar tarihi olarak gösterilmesi, alacağı önemli ölçüde eksiltir.

Çalışanın Ürettiği Yazılımda Hak Sahipliği ve Kaynak Kod

Yazılım çoğu zaman bir ekip tarafından üretilir; hak sahipliği tartışması buradan doğar. Kanunun 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre, aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıranlarca kullanılır. Hüküm eser sahipliğini devretmez; yalnızca mali hakların kullanım yetkisini verir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2024 tarihli, 2023/5069 E. ve 2024/6789 K. sayılı kararı bunu somutlaştırır. Bir meslek odasına özel yazılım geliştiren şirketin çalışanları 8. madde uyarınca eser sahibi sayılmış, şirket ise yalnızca mali hakları kullanma yetkisini kazanmıştır. Kararın ikinci katkısı kaynak koda ilişkindir. Sözleşme ve kaynak kod teslim protokolü incelendiğinde, üzerinde anlaşılanın kaynak kodun mülkiyeti değil, belirli süre ve bedelle kullanım ruhsatı olduğu kabul edilmiştir. Süre dolduktan sonra yazılı yenileme yapılmadığından kendiliğinden uzama kabul edilmemiştir.

Uyuşmazlık Fikrî ve Sınaî Haklar Mahkemesine Aittir

Görev bakımından yazılım uyuşmazlıkları, sözleşmeden doğsa bile fikrî mülkiyet mahkemelerine aittir. Kanunun 76. maddesi, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemeler olduğunu düzenler; bunlar fikrî ve sınaî haklar hukuk ve ceza mahkemeleridir. Kurulmadığı yerlerde görev asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu kural tecavüz davalarıyla sınırlı değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli, 2023/1578 E. ve 2024/61 K. sayılı kararında, bir lisans satın alma sözleşmesindeki yazılımın kurulumlarının ayıplı olduğu iddiasıyla açılan bedel iadesi davasında görevli mahkemenin asliye ticaret değil, fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesi olduğu kabul edilmiş ve istinaf reddedilmiştir. Yetkide 156. maddenin üçüncü fıkrası hak sahibine seçim hakkı verir: davacının yerleşim yeri ya da hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği veya etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkilidir.

Arabuluculuk Dava Şartı ve Zamanaşımı

Görevli mahkemeyi doğru seçmek yetmez. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, fikrî mülkiyet mevzuatından doğan hukuk davalarını ticari dava sayar; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar istisnadır. Aynı Kanunun 5/A maddesine göre, konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu şartın atlanmasının sonucu ağırdır. İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 03.09.2019 tarihli, 2019/262 E. ve 2019/346 K. sayılı kararında, lisanssız yazılım kullanımı nedeniyle açılan üç kat tazminat davası arabulucuya başvurulmadan açıldığı için usulden reddedilmiştir. 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi, son tutanağın dilekçeye eklenmemesi hâlinde bir haftalık kesin süre verileceğini düzenler. Zamanaşımında haksız fiil hükümleri işler: Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca istem, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki, her hâlde on yılda zamanaşımına uğrar.

Lisans Sözleşmesinde Yazılması Gerekenler

Uyuşmazlıkların çoğu sözleşmedeki boşluktan doğar. Lisans sözleşmesinde kullanım hakkının kapsamı, kurulum sayısı ve süresi, sürümün güncellenip güncellenmeyeceği, kaynak kodun teslim edilip edilmeyeceği ve teslim ediliyorsa mülkiyet mi kullanım ruhsatı mı verildiği açıkça yazılmalıdır. Sözleşme süresinin kendiliğinden uzayıp uzamayacağı ve yenilemenin yazılı şekle bağlı olup olmadığı da belirtilmelidir.

Sık sorulan sorular

Yazılım telif hakkı koruması tescile bağlı mıdır?

Türk hukukunda bilgisayar programları 5846 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca ilim ve edebiyat eseri kabul edilir. Koruma, yazılımın meydana getirildiği anda kendiliğinden başlar ve korumadan yararlanmak için tescil şartı aranmaz.

Lisanssız yazılım kullanımında ne kadar tazminat talep edilebilir?

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesi uyarınca hak sahibi, sözleşme yapılsaydı isteyebileceği rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Bu bedel hesaplanırken yazılımın liste fiyatı üzerinden emsal indirim oranları dikkate alınır.

Lisanssız kullanım tazminatında faiz hangi tarihten başlar?

Yargıtay kararlarına göre lisanssız kullanım nedeniyle hükmedilen tazminata uygulanacak faiz, dava veya ihtar tarihinden değil, yazılımın sisteme yüklendiği ihlal tarihinden itibaren işletilir. Faiz başlangıcının dava tarihi olarak gösterilmesi alacak miktarını eksiltir.

Şirket çalışanının geliştirdiği yazılımın telif hakkı kime aittir?

5846 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre çalışanların işlerini görürken meydana getirdikleri yazılımlarda eser sahipliği çalışanlarda kalır. İşveren veya çalıştıran taraf ise aksine bir sözleşme yoksa bu eser üzerindeki mali hakları kullanma yetkisine sahip olur.

Yazılım lisans davalarında hangi mahkeme görevlidir?

Yazılım uyuşmazlıkları ve lisans sözleşmesinden kaynaklanan davalar, 5846 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemelerinde görülür. Bu mahkemenin bulunmadığı yargı çevrelerinde ise görev asliye hukuk mahkemesine aittir.

Lisanssız yazılım davasında arabuluculuk zorunlu mudur?

Türk Ticaret Kanunu'nun 4. ve 5/A maddeleri uyarınca fikrî mülkiyet mevzuatından doğan ve konusu bir miktar para olan tazminat davaları ticari dava sayılır. Bu davalar açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu dava şartıdır; başvuru yapılmadan açılan davalar usulden reddedilir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.