Mesafeli Sözleşmenin Tanımı ve Satıcının Ön Bilgilendirme Yükümlülüğü

Mesafeli sözleşme, 6502 sayılı Kanun'un 48. maddesinde tanımlanmıştır: satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, uzaktan iletişim araçları kullanılarak kurulan sözleşmelerdir. Satıcı bakımından ilk yük bilgilendirmedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, tüketicinin sözleşmeyi ya da teklifi kabul etmeden önce yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onaylaması hâlinde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesini zorunlu tutar; bilgilendirmenin yapıldığına ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.09.2019 tarihli, 2019/2930 E. ve 2019/5727 K. sayılı kararında, faturayı düzenleyen ve bedeli tahsil eden acentenin de sağlayıcı adına ve hesabına hareket ettiği için sağlayıcı sayılacağı kabul edilmiştir.

Cayma Bildirimi, Bedel İadesi ve Otuz Günlük Azami Teslim Süresi

Teslim süresi kanunla sınırlandırılmıştır. 48. maddenin üçüncü fıkrasına göre satıcı veya sağlayıcı, siparişin kendisine ulaştığı andan itibaren taahhüt edilen süre içinde edimini yerine getirir; tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar dışında mal satışlarında bu süre her hâlükârda otuz günü geçemez. Süre aşılırsa tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Cayma hakkı dördüncü fıkrada düzenlenir. Tüketici on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilir; bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat yükü yine satıcıdadır. Tüketici, cayma süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir. Cayma hakkının kullanılamayacağı kapsam dışı sözleşmeler ise maddenin yedinci fıkrası uyarınca yönetmelikle belirlenir.

Aracı Hizmet Sağlayıcının 2022 Değişikliğiyle Genişleyen Sorumluluğu

Pazaryeri modelinde sorumluluk 2022 yılında köklü biçimde genişletildi. 7392 sayılı Kanunla değiştirilen 48. maddenin beşinci fıkrası, satıcı veya sağlayıcı adına mesafeli sözleşme kurulmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcıları, tüketicilerin talep ve bildirimlerini iletebilmelerine ve takip edebilmelerine elverişli bir sistemi kurmak ve kesintisiz açık tutmakla yükümlü kılar. Aynı maddeye eklenen altıncı fıkra sorumluluk hâllerini tek tek sayar. Aracı hizmet sağlayıcı; ön bilgilendirmenin yapılmasından, teyidinden ve ispatından satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen; veri girişinin satıcı tarafından yapıldığı hâller dışında ön bilgilendirmedeki eksikliklerden; satıcı adına bedel tahsil etmesi hâlinde belirli istisnalar dışında teslim, ifa ve cayma yükümlülüklerinden müteselsilen; satıcının onayı olmaksızın düzenlediği kampanyalı ve indirimli satışlarda sözleşmenin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinden ve reklamlarla ön bilgilendirmenin uyumundan sorumludur. Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2024/187, K.2026/42 sayılı kararıyla altıncı fıkranın (d) bendindeki “…ile 11 inci…” ibaresini iptal etmiştir; iptal kararı Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra, 02.03.2027’de yürürlüğe girecektir. 1 Kasım 2026 itibarıyla bent mevcut metniyle uygulanır.

Uyuşmazlığın Götürüleceği Mercii ve Satıcının Yetki İtirazının Sınırı

Alıcının sıfatı mercii belirler. Alıcı tüketici ise 6502 sayılı Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici mahkemesi görevlidir; parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Buna karşılık alıcı da tacirse ve mal ticari işletmesiyle ilgili olarak alınmışsa tüketici mevzuatı uygulanmaz; uyuşmazlık TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülür ve cayma hakkı gündeme gelmez. Yetki bakımından satıcının hareket alanı dardır. 73. maddenin beşinci fıkrası tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerindeki mahkemede de açılabileceğini söyler; sözleşmeye konulan yetki kaydı tüketici aleyhine sonuç doğuracak biçimde uygulanamaz. Arabuluculuk yönünden 73/A maddesi tüketici mahkemelerinde dava şartı arabuluculuk öngörür; ancak hakem heyetinin görevi kapsamındaki uyuşmazlıklar ile heyet kararlarına yapılan itirazlar bu kapsamın dışındadır.

On Dört Günlük Cayma Süresi ve Bilgilendirme Yapılmazsa Uzayan Bir Yıl

Süre rejimi satıcı için en riskli alandır. Cayma süresi kural olarak on dört gündür. Ancak 48. maddenin dördüncü fıkrası açık bir yaptırım getirir: tüketici cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse on dört günlük süreyle bağlı değildir ve her hâlükârda bu süre, cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Bilgilendirmenin yapıldığını ispat edemeyen satıcı, bir yıla yakın bir süre boyunca cayma riskiyle karşı karşıya kalır. Ayıp iddiası ileri sürülmüşse zamanaşımı 12. maddeye göre kural olarak iki yıldır. Cayma veya fesihten doğan bedel iadesi alacakları bakımından ise 7589 sayılı Kanunla getirilen düzenleme önem taşır: kısmi davada talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden kesilmiş sayılır.

E-Ticaret İşletmeleri İçin Antalya'da Hukuki Uyum ve Dava Desteği

E-ticaret işletmelerinde uyuşmazlıkların büyük kısmı, sözleşme metninden değil ispat edilebilirlikten doğar. Ön bilgilendirme formunun hangi anda ve hangi içerikle sunulduğunun kayıt altına alınması, sipariş onayında ödeme yükümlülüğü uyarısının açıkça gösterilmesi ve kargo teslim kayıtlarının tarihli arşivlenmesi en güçlü delil setidir. Pazaryeri üzerinden satış yapan işletmelerde ayrıca aracılık sözleşmesinin, bedel tahsilatının kimin üzerinden yapıldığını ve kampanya onaylarının kim tarafından verildiğini açıkça göstermesi gerekir; bu iki nokta müteselsil sorumluluğun sınırını çizer. MOD HUKUK, Antalya'da e-ticaret ve mesafeli satış uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti vermektedir.

Sık sorulan sorular

İnternetten yapılan alışverişlerde cayma hakkı kaç gündür?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesinin dördüncü fıkrasına göre tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma bildiriminin bu süre içinde satıcıya veya aracı hizmet sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir.

Tüketiciye cayma hakkı bildirilmezse cayma süresi ne kadar uzar?

6502 sayılı Kanun m. 48/4 uyarınca satıcı veya sağlayıcı tüketiciyi cayma hakkı konusunda gereği gibi bilgilendirdiğini ispatlayamazsa, tüketici on dört günlük süreyle bağlı olmaz. Bu halde cayma hakkı yasal on dört günlük sürenin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.

İnternetten sipariş edilen ürün en geç kaç gün içinde teslim edilmelidir?

6502 sayılı Kanun'un 48. maddesinin üçüncü fıkrasına göre satıcı veya sağlayıcı taahhüt edilen sürede edimini yerine getirmek zorundadır. Tüketicinin isteği veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallar hariç olmak üzere mal satışlarında teslim süresi hiçbir şekilde otuz günü geçemez; aksi halde tüketici sözleşmeyi feshedebilir.

Pazaryeri (aracı hizmet sağlayıcı) internet alışverişindeki aksaklıktan sorumlu mudur?

7392 sayılı Kanun ile 6502 sayılı Kanun m. 48'e eklenen hükümler uyarınca, pazaryeri aracı hizmet sağlayıcıları ön bilgilendirmenin yapılmasından, satıcı adına bedel tahsil etmesi halinde teslim, ifa ve cayma hakkı bedel iadelerinden satıcı ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Mesafeli satış uyuşmazlıklarında tüketici hangi mahkemeye dava açabilir?

Uyuşmazlık konusu tutar hakem heyeti sınırının üzerindeyse 6502 sayılı Kanun m. 73 gereğince tüketici mahkemesi görevlidir. Tüketici davayı satıcının bulunduğu yer mahkemesinde açabileceği gibi Kanun m. 73/5 uyarınca kendi yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açabilir.

Şirket adına fatura kesilerek internetten alınan mallarda cayma hakkı var mıdır?

Hayır, 6502 sayılı Kanun yalnızca tüketici sıfatını taşıyan gerçek veya tüzel kişilere uygulanır. Bir tacir tarafından ticari işletmesiyle ilgili olarak internetten satın alınan mallarda TTK'nın genel hükümleri geçerlidir; tüketici cayma hakkı kullanılamaz ve uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinde çözümlenir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.