Uyarmadan Memurluktan Çıkarmaya: Beş Ceza ve Ceza Vermeye Yetkili Merciler
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi disiplin cezalarını beş başlıkta düzenler: uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma. Cezayı gerektiren fiil ve hâller maddede tek tek sayılmıştır. Ceza vermeye yetkili merci cezanın ağırlığına göre değişir. Kanun'un 126. maddesi uyarınca uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise amirlerin isteği üzerine yüksek disiplin kurulu kararıyla verilir. Disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayin etme yetkisi yoktur; kurul cezayı kabul veya reddeder. Aynı maddede tekerrür kuralı da düzenlenmiştir: cezaya sebep olmuş bir fiilin, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekrarında bir derece ağır ceza uygulanır. Özel kanunların hükümleri saklıdır.
Savunma Hakkı: 130. Maddedeki Yedi Gün ile 129. Maddedeki Son Savunma
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrası, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceğini hükme bağlar; bu güvence, disiplin işleminin şekil ve usul unsurunun çekirdeğidir. 657 sayılı Kanun'un 130. maddesi genel kuralı koyar: Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya disiplin kurulunun yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Memurluktan çıkarma cezası bakımından ise Kanun'un 129. maddesi daha geniş bir hak tanır. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur; soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi ya da vekili aracılığıyla savunma yapma hakkına sahiptir.
Danıştay 12. Dairesi'nin Son Savunma Kararı ve İdarenin Kendi Kusuru
Danıştay 12. Dairesi'nin 21.06.2023 tarihli, E. 2019/1777, K. 2023/3622 sayılı kararı bu ayrımı uygulamaya taşır. Karara konu olayda bir halk eğitim merkezinde görev yapan memur, 125. maddenin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmıştır. İdare mahkemesi, fiillerin memurluktan çıkarmayı gerektiren nitelikte görülmesinin orantısız olacağı gerekçesiyle işlemi iptal etmiş; bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay 12. Dairesi, davalı idarenin temyiz istemini reddederek kararı onamıştır. Sonuç memur lehinedir: memurluktan çıkarma cezasının iptali kesinleşmiştir. Daire, davacının savunmasının yalnızca 130. madde uyarınca alındığını, 129. madde uyarınca son savunma hakkı tanınmadığını tespit etmiştir. Karara göre, memurluktan çıkarma teklif edilen ilgiliye hakkındaki iddiaları, bunların dayandığı delilleri, fiillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen cezayı öğrenme imkânı tanınması hukuken zorunludur.
Disiplin Davalarında Görevli Mahkeme ve Uyarma Cezalarında Tek Hâkim
Disiplin cezalarına karşı açılacak davalarda görevli mahkeme idare mahkemesidir; 657 sayılı Kanun'un 135. maddesi de disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceğini belirtir. Yetkili mahkeme, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir; Antalya'daki bir kurumca tesis edilen işlem bakımından Antalya İdare Mahkemeleri yetkilidir. Davanın tek hâkimle mi heyetle mi görüleceği 2576 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre belirlenir. 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, tutara bakılmaksızın tek hâkime verilen davalar arasına uyarma cezaları ile kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri eklenmiştir. Meslek kuruluşlarının üyelerine verdiği disiplin cezaları da mesleki faaliyeti engelleyenler hariç bu kapsamdadır. Bu değişiklik, anılan Kanun'un geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yalnızca yürürlükten sonra açılan davalarda uygulanır.
Ceza Verme Zamanaşımı ve 2026 Değişikliğinin Getirdiği Altı Aylık Süre
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi iki ayrı zamanaşımı öngörür. Birincisi soruşturmaya başlama süresidir: fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. İkincisi ceza verme süresidir. Maddenin 23.01.2026 tarihli ve 7573 sayılı Kanun'la değiştirilen fıkrasına göre, fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Aynı fıkraya eklenen kurala göre cezanın yargı kararıyla iptali hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde; bu süre dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa en geç altı ay içinde, karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden ceza tesis edilebilir. Kanun'un 135. maddesi uyarınca uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir; itiraz süresi yedi gün, itiraz merciinin karar süresi otuz gündür. İdari yargıda dava açma süresi altmış gündür.
Disiplin Dosyalarında Soruşturma Evrakının İncelenmesi
Disiplin dosyalarında sonucu belirleyen, çoğu zaman fiilin sübutu değil usuldür. Savunma istem yazısının hangi maddeye dayandığı, isnat edilen fiilin ve önerilen cezanın bildirilip bildirilmediği tek başına iptal sebebi olabilir. 2026 değişikliğiyle birlikte, iptal kararından sonra idarenin yeniden ceza tesis edebileceği sürenin de takip edilmesi gerekir.
Sık sorulan sorular
Memur disiplin cezasına karşı kaç gün içinde dava açılmalıdır?
Devlet memuruna verilen disiplin cezasının tebliğinden itibaren altmış gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Dava açmadan önce cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilmesi de mümkündür; itiraz merciinin ret kararı üzerine kalan dava süresi içinde idare mahkemesine başvurulur.
Devlet memurluğundan çıkarma cezasında son savunma hakkı nedir?
657 sayılı Kanun'un 129. maddesi gereğince hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen personele yüksek disiplin kurulunda son savunma hakkı tanınması zorunludur. Memur bu aşamada soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve vekili aracılığıyla sözlü savunma yapma hakkına sahiptir. Bu hak tanınmadan verilen ihraç kararları Danıştay tarafından usulden iptal edilmektedir.
Memur disiplin cezasında savunma için en az kaç gün süre verilmelidir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesi uyarınca soruşturmacı veya disiplin kurulu tarafından memura yedi günden az olmamak üzere savunma süresi verilmesi emredicidir. Yedi günden daha az süre verilerek alınan savunmalar veya savunma alınmadan tesis edilen cezalar hukuka aykırı olup mahkemece iptal edilir.
Disiplin cezasında ceza verme zamanaşımı süresi ne kadardır?
657 sayılı Kanun'un 127. maddesi gereğince fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde idarenin ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin öğrenilmesinden itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe durdurmada bir ay, ihraç cezasında altı ay içinde soruşturmaya başlanması zorunludur.
Mahkemece iptal edilen disiplin cezasını idare yeniden verebilir mi?
657 sayılı Kanun m. 127'de 2026 yılında yapılan değişiklik uyarınca cezanın mahkemece iptali hâlinde idare, iptal kararının tebliğinden itibaren kalan zamanaşımı süresinde yeniden ceza verebilir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa veya altı aydan az kalmışsa idare gerekçeyi gözeterek en geç altı ay içinde yeniden disiplin cezası tesis edebilir.
Uyarma cezalarına karşı açılan davalara hangi mahkeme bakar?
Disiplin cezalarına karşı işlemi tesis eden kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde dava açılır. 2576 sayılı Kanun'un 7. maddesinde 2026 yılında yapılan düzenleme uyarınca kamu görevlilerine verilen uyarma cezalarına karşı açılan iptal davaları idare mahkemesinde heyet hâlinde değil tek hâkim tarafından karara bağlanır.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.