Sözleşmenin Tanımı ve Şekli: TBK m. 611-612, TMK m. 545

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 611. maddesine göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır. Sözleşme sıkı bir şekle tabidir. TBK m. 612 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir. Miras sözleşmesinin şekli ise TMK m. 545'te düzenlenmiştir: sözleşmenin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir; taraflar arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Bakım Borcunun Kapsamı ve Fesih Hakkı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükleyen, bazı yönleriyle talih ve tesadüfe bağlı, ivazlı bir sözleşmedir. Bakım borçlusu kural olarak bakım alacaklısını kendi ailesi içine alıp ona özenle bakıp gözetmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, aksi kararlaştırılmadıkça ikametin sağlanması yanında besleme, giydirme, hastalığında hekime götürme ve manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de kapsar. Bakım borçlusu bu ödevleri yerine getirirken aldığı malların kıymetine, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konuma ve hakkaniyet kurallarına göre hareket etmek zorundadır. Yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçları TBK m. 617'de düzenlenmiştir. Sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık yüzünden ilişki çekilmez olmuşsa ya da başka önemli sebeplerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hâle gelmişse, taraflardan her biri sözleşmeyi tek yanlı olarak feshedebilir, verdiği şeyi geri alabilir ve karşı tarafın kusurlu olması hâlinde tazminat isteyebilir. Fesih geçmişe etkili olarak sözleşmeyi sona erdirir. TBK m. 617/son uyarınca hâkim, sözleşmenin önel verilmeksizin feshini yerinde bulabileceği gibi, aile topluluğu içinde yaşamalarına son vererek bakım alacaklısına ömür boyu gelir de bağlayabilir.

Yargıtay Uygulaması: Gerçek Bakım İhtiyacı Muvazaayı Ortadan Kaldırır

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, diğer mirasçılar tarafından çoğunlukla muris muvazaası iddiasıyla dava konusu edilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2025 tarihli, 2025/3846 E., 2025/4020 K. sayılı kararında, bakım ihtiyacı içinde olan mirasbırakanın bu ihtiyacını karşılaması için önce evlat edindiği kişinin kendisine bakmaması üzerine davalı ile sözleşme yaptığı, davalının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını yerine getirerek murise baktığı saptanmıştır. Daire, mirasbırakanın sözleşmeyi akdetmekteki iradesinin bakım gereksinimini karşılamak olduğu ve bu gereksinimin karşılandığı sonucuna vararak, sözleşmenin muris muvazaası nedeniyle iptaline karar veren bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2023 tarihli, 2022/3737 E., 2023/103 K. sayılı kararında ise ölünceye kadar bakma akdiyle temlik edilen taşınmazların sayı ve değerlerinin mirasbırakanın tüm mameleke oranı gözetildiğinde makul sınırın aşılmadığı belirtilerek davaların reddi yönündeki karar onanmıştır. Buna karşılık Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2019 tarihli, 2016/2975 E., 2019/470 K. sayılı kararında, taraflar arasındaki ilişkinin devamının olanaksız hâle geldiği dosyada TBK m. 617 uyarınca önel verilmeksizin fesih hakkının doğduğu ve feshin geçmişe etkili olması nedeniyle bakım alacaklısının verdiği şeyi geri alabileceği belirtilerek, tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken davayı reddeden hüküm bozulmuştur.

Görevli Mahkeme: Fesih ve İptal Davalarında Asliye Hukuk

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi, sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil ile mirasçıların açtığı muris muvazaasına dayalı iptal davaları malvarlığına ilişkin çekişmeli davalardır; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülür. Sözleşmenin ivazlı niteliği nedeniyle terditli olarak ileri sürülen tenkis talebi de aynı mahkemede incelenir. Sözleşmenin kurulması aşamasında ise mahkeme devreye girmez: TBK m. 612 ve TMK m. 545 uyarınca sözleşme resmî vasiyetname şeklinde, yani resmî memur ve iki tanık önünde düzenlenir. Uygulamada bu işlem noterlikte gerçekleştirilmektedir. Sözleşme mirasçı atanmasını da içeriyorsa, ölümden sonra bu belgenin sulh hâkimine teslim edilerek TMK m. 596 uyarınca açılması ve ilgililere okunması gerekir. Antalya'da yaşlı nüfusun yoğun olduğu bölgelerde bu tür sözleşmelerin sık düzenlendiği gözetildiğinde, ölümden sonra hangi mahkemede hangi talebin ileri sürüleceğinin baştan belirlenmesi zaman kaybını önler.

Süreler: Fesih Süresiz, Muvazaa Kural Olarak Süresiz, Tenkis Süreli

Bakım alacaklısının fesih hakkı, sözleşme devam ettiği sürece kullanılabilir; TBK m. 617 kapsamındaki koşullar gerçekleştiğinde önel verilmeksizin fesih mümkündür ve bu hak bakım alacaklısı hayatta olduğu sürece varlığını korur. Mirasçıların ölümden sonra ileri süreceği muris muvazaası iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davası kural olarak bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı değildir. Bu kuralın önemli bir istisnası vardır: mirasbırakanın kadastro tespitinden önce ölmüş olması hâlinde, mirasçılar tarafından açılacak davanın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu m. 12/3'te öngörülen on yıllık hak düşürücü süre içinde açılması zorunludur. Terditli olarak ileri sürülen tenkis talebi ise TMK m. 571'deki sürelere tabidir: saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl, her hâlde diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl. Bu süre hak düşürücü olup mahkemece re'sen gözetilir.

Değerlendirme

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, ivazlı niteliği nedeniyle bağışlama görünümündeki devirlerden ayrılır; bu ayrım davanın sonucunu belirler. Yargıtay uygulamasında mirasbırakanın gerçek bir bakım ihtiyacı içinde bulunması ve bu ihtiyacın bakım borçlusu tarafından fiilen karşılanmış olması, muris muvazaası iddiasını zayıflatan başlıca olgudur. Devredilen malın terekenin bütününe oranının makul sınırda kalıp kalmadığı da ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle hem sözleşmeyi düzenleyen hem de sonradan itiraz eden taraf bakımından, bakımın fiilen nasıl yerine getirildiğine ilişkin delillerin toplanması belirleyicidir. MOD HUKUK, Antalya'da miras hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.

Sık sorulan sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl ve nerede yapılır?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca resmi vasiyetname şeklinde yapılmalıdır. Tarafların resmi memur ve iki tanık huzurunda beyanda bulunup sözleşmeyi imzalamaları geçerlilik şartıdır. Uygulamada bu işlem yetkili noterliklerde resmi senet şeklinde gerçekleştirilir.

Bakım borçlusu görevlerini yerine getirmezse sözleşme feshedilebilir mi?

Bakım borçlusu bakım, barınma, beslenme ve tedavi gibi yükümlülüklerini aksatırsa sözleşme feshedilebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca taraflardan her biri sözleşmeyi tek yanlı olarak feshedebilir ve devredilen malı geri isteyebilir. Bu fesih geçmişe etkili olup bakım alacaklısına verilen taşınmazın tapusunun iadesini talep etme hakkı verir.

Diğer mirasçılar ölünceye kadar bakma sözleşmesini iptal ettirebilir mi?

Mirasbırakanın ölümünden sonra diğer mirasçılar mal kaçırma kastı bulunduğu gerekçesiyle muris muvazaası davası açabilir. Ancak Yargıtay kararlarına göre mirasbırakanın gerçek bir bakım ihtiyacı içinde olması ve bakım borçlusunun bu borcu fiilen yerine getirmiş olması durumunda muvazaa iddiası kabul edilmez. Temlik edilen malın terekenin bütünü içindeki oranının makul sınırlar içinde kalması da gözetilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden doğan davalar hangi mahkemede açılır?

Sözleşmenin feshine, taşınmazın iadesine ve mirasçıların açtığı muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarına bakmakla görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca malvarlığına ilişkin bu davalarda uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesi görevlidir.

Mirasçıların muris muvazaası davası açma süresi ne kadardır?

Mirasçıların muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açma hakkı kural olarak herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak mirasbırakan kadastro tespitinden önce vefat etmişse, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre geçerli olur.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesine karşı tenkis davası açılabilir mi?

Mirasçılar muvazaa iddiasının kabul edilmemesi ihtimaline karşı terditli olarak saklı paylarının zedelendiğini belirterek tenkis talebinde bulunabilir. Tenkis davası Türk Medeni Kanunu'nun 571. maddesi gereğince saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mirasın açılmasından itibaren on yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.