Bedensel zararın kalemleri ve dayanağı
Yaralanmalı trafik kazasında istenebilecek kalemler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Aynı Kanunun 56. maddesi ise ağır bedensel zarar hâlinde manevi tazminatı düzenler. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi zararın kapsamını bu genel hükümlere bağlar; 85. madde işletenin ve teşebbüs sahibinin müteselsil sorumluluğunu, 91. madde ise bu sorumluluğun zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla karşılanmasını öngörür. Sigorta ilişkisi tarafında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesi teminat dışılık iddiasının ispatını sigortacıya yüklerken, 1478. maddesi zarar görene doğrudan sigortacıya başvurma imkânı tanır. Manevi tazminat zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamında değildir ve sürücü ile işletene yöneltilir.
Maluliyet raporu ve talebin kurulması
Bedensel zarar dosyasının belkemiği maluliyet raporudur. Rapor, kazadan sonraki tedavi evrakının tamamı toplanarak ve kişi fiziken muayene edilerek düzenlenir; sürekli iş göremezlik oranı bu rapordan çıkar. Rapor alınırken iki nokta belirleyicidir: raporu düzenleyen kurumun Adli Tıp Kurumu ya da üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalları gibi bu değerlendirmeyi yapmaya elverişli bir kurum olması ve değerlendirmenin kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmasıdır. Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetveller bu değerlendirmenin ölçüsüdür. Sürekli iş göremezlik tazminatının yanında geçici iş göremezlik dönemine ilişkin kazanç kaybı, tedavi ve yol giderleri, protez bedelleri ile bakıma muhtaç kalınan dönem için bakıcı gideri de istenebilir.
Raporun ve hesabın yargı denetimi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2025 tarihli, 2023/12839 E. ve 2025/8611 K. sayılı kararı raporun denetimini gösterir. Dosyada sürücü olarak yaralanan davacı sigorta şirketine karşı tahkime başvurmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvuruyu usulden reddetmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise sunulan maluliyet raporunu usule uygun bularak talebi kabul etmiştir. Rapor kaza tarihinde yürürlükteki yönetmeliğe göre düzenlenmiş ve yüzde 4 oran belirlenmiştir. Daire bu kez davalı sigorta şirketi lehine bozmuştur. Bozma sebebi hesap yöntemi değil illiyet bağıdır: hastane giriş evrakında yaralanmanın düşme sonucu oluştuğu yazılıyken hükme esas alınan raporda aynı belgede trafik kazası nedeniyle yaralanmadan söz edildiği, bu çelişkinin giderilmediği belirtilmiştir. Daire, tüm tedavi ve soruşturma evrakı toplandıktan sonra başka bir üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalından, kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıkları ayıran denetime elverişli yeni bir rapor alınmasını istemiştir. Aynı kararda progresif rant yönteminin kullanılması içtihatlara uygun bulunmuş ve bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1177539700
Görevli mahkeme ve tahkim seçeneği
Talep zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltildiğinde asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Kusurlu sürücüye, işletene veya aracın bağlı olduğu teşebbüsün sahibine karşı açılacak dava haksız fiile dayandığından asliye hukuk mahkemesinde açılır. Manevi tazminat talebi sigorta teminatı dışında kaldığı için yalnızca sürücü ve işletene yöneltilebilir; bu nedenle bedensel zarar dosyalarında çoğu zaman iki ayrı mahkeme önünde iki ayrı dosya yürür. Sigorta şirketine yönelen talepler bakımından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. Tahkim kararlarına karşı itiraz ve temyiz yolları parasal sınırlara bağlıdır; bu sınırlar her yıl değiştiğinden başvuru anında ayrıca kontrol edilmelidir.
Zamanaşımı ve gelişen durum
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09.10.2023 tarihli, 2021/21313 E. ve 2023/10429 K. sayılı kararı süre riskini açıkça gösterir. 08.04.2006 tarihli kazada motosiklet sürücüsü olarak yaralanan davacı, iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatını 2017 yılında talep etmiştir. Daire, zamanaşımı gerekçesiyle verilen ret kararını onamıştır. Kararda benimsenen ölçütler şöyledir: 2918 sayılı Kanunun 109. maddesinin birinci fıkrasına göre süre, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden itibaren on yıldır. İkinci fıkra uyarınca fiil cezayı gerektiriyorsa Ceza Kanunundaki daha uzun süre uygulanır; yaralamalı kazada 5237 sayılı Kanunun 89 ve 66/1-e maddeleri uyarınca bu süre sekiz yıldır ve sürücü ile diğer sorumlular arasında ayrım yapılmaz. Uzamış süre olay tarihinden işlemeye başlar; zarar ve fail bu süre dolduktan sonra öğrenilmişse öğrenmeden itibaren iki yıl içinde talepte bulunulmalıdır ve bu öğrenme yeni bir uzamış süre başlatmaz. Maluliyette gelişen durum iddiası ise tedavi ve rapor kayıtlarıyla somutlaştırılmadıkça süreyi yeniden başlatmaz. Karar metni: mevzuat.adalet.gov.tr/ictihat/1114448300
Antalya'da bedensel zarar dosyalarının özellikleri
Antalya'da yaralanmalı kaza dosyalarının belirgin bir bölümü motosiklet, scooter ve ATV kullanımından doğar. Bu araçlarda koruyucu donanımın sınırlı olması nedeniyle ortaya çıkan yaralanmalar ağır seyreder ve tedavi süreci uzun olur; buna karşılık kask kullanılmadığı yönündeki müterafik kusur savunmaları da düzenli olarak ileri sürülür. Turist konumundaki zarar görenler tedavilerinin bir kısmını ülkelerinde tamamladığından evrakın bir bölümü yabancı dilde kalır; maluliyet raporunun denetime elverişli olması için bu belgelerin çevirileriyle birlikte dosyaya girmesi gerekir. MOD HUKUK, Antalya'da trafik ve sigorta hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Maluliyet tazminatında 7589 sayılı Kanunla gelen faiz ve mahsup kuralı
TBK m. 54 bedensel zararlar arasında tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıpları sayar. Maluliyet tazminatı bu kalemlerden çalışma gücü kaybına karşılık gelir. 7589 sayılı Kanunla (Resmî Gazete 31.07.2026) TBK m. 55'e eklenen iki fıkra bu tazminatın hesabında doğrudan etkilidir.
Birinci fıkraya göre çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplarda, zarar görenin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplama ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Yani kazancın belli olduğu geçmiş döneme olay tarihinden faiz yürür; ileriye dönük dönemde faiz karar tarihinde başlar. İkinci fıkra ise ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceğini söyler.
Geçiş hükmü gereği bu iki fıkra, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen kazalar için uygulanır; daha önceki kazalarda eski hükümler geçerlidir (7589 sayılı Kanun, geçici m. 1/9). Ayrıca TBK m. 55/1'e göre rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri zarardan veya tazminattan indirilemez ve hesaplanan tazminat hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz.
Tedavi giderlerini kim öder, zorunlu sigortanın kapsamı nedir?
Trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır (KTK m. 98). Yani tedavi giderleri, kural olarak hastaneye kaza mağduru tarafından ödenmez ve sigorta şirketinden değil SGK'dan karşılanır. Kazazedenin kendi cebinden ödemek zorunda kaldığı kalemler varsa bunlar için ayrıca belge toplanmalıdır.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan hususlar KTK m. 92'de sayılmıştır. Bunlar arasında manevi tazminat talepleri (f), hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri (g), sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan talepler (h), gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar (k) ve hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri (l) yer alır. Sigorta şirketine yönelik bir talepte hangi kalemin kapsam dışında olduğunun baştan bilinmesi, gereksiz bir ret kararından kaçınmayı sağlar.
Zarar gören, sigorta tahkimine veya mahkemeye gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır; sigorta kuruluşu başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamıyorsa dava açılabilir ya da tahkime başvurulabilir (KTK m. 97).
Davada ispat, kusur oranı ve yeni usul kuralları
Zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü zarar görene aittir (TBK m. 50/1). Zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun belirler (m. 50/2). Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir (m. 52). Kusur oranı bu nedenle tazminatın tutarını doğrudan etkiler.
Manevi tazminat için TBK m. 56 hâkime, bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verme yetkisi verir. Ağır bedensel zarar hâlinde yakınlara da manevi tazminat ödenebilir. KTK m. 92/f nedeniyle manevi tazminat zorunlu sigortadan istenemez; talep sürücü ve işletene yöneltilir.
Dava usulünde 7589 sayılı Kanunla iki değişiklik önemlidir. HMK m. 107 yürürlükten kaldırılmış (kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca m. 107 uygulanmaya devam eder), m. 109'a eklenen fıkra gereği kısmen dava edilen alacak aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır. Maluliyet raporu ve bilirkişi hesabı çoğu zaman tahkikatın geç evresinde geldiği için bu düzenleme uygulamada önem taşır. Ayrıca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez (HMK m. 147/3).
Sık sorulan sorular
Trafik kazasında yaralanan kişinin isteyebileceği maddi tazminat kalemleri nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca kazanç kaybı, tedavi ve yol giderleri, çalışma gücünün azalmasından doğan sürekli iş göremezlik zararı ve bakıma muhtaç kalınan dönem için bakıcı gideri talep edilebilir.
Maluliyet raporu hangi sağlık kuruluşlarından ve hangi mevzuata göre alınmalıdır?
Raporun Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dallarından alınması gerekir. Değerlendirmenin mutlaka kaza tarihinde yürürlükte bulunan sakatlık ve maluliyet yönetmeliklerine göre yapılması şarttır.
Trafik kazasında manevi tazminat zorunlu trafik sigortasından istenebilir mi?
Hayır, manevi tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı dışındadır. Bu nedenle manevi tazminat talebi yalnızca kusurlu araç sürücüsüne ve araç işletenine karşı ileri sürülebilir.
Trafik kazası tazminatı için hangi mahkemede dava açılır?
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açılan davalar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kusurlu sürücü ve işletene karşı haksız fiile dayalı açılan davalar ise genel görevli asliye hukuk mahkemesinde incelenir.
Trafik kazası tazminat taleplerinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir mi?
Evet, sigorta şirketine yöneltilen tazminat talepleri bakımından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılabilir. Verilen kararlara karşı itiraz ve temyiz yolları açıktır.
Yaralanmalı trafik kazalarında zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Karayolları Trafik Kanunu m. 109 uyarınca zamanaşımı iki ve her hâlde on yıldır. Ancak fiil aynı zamanda cezayı gerektirdiğinden TCK m. 89 ve m. 66/1-e uyarınca sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.
Trafik kazasındaki tedavi masrafları sigorta şirketinden mi istenir?
Hayır, kural olarak değil. KTK m. 98 uyarınca trafik kazaları sebebiyle sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanır.
Maluliyet tazminatında faiz hangi tarihten başlar?
7589 sayılı Kanunla eklenen TBK m. 55 hükmüne göre kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat toplamına olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin toplama karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. Hüküm yürürlük tarihinden sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir.
Sigorta şirketine yazılı başvuru olmadan dava açılabilir mi?
KTK m. 97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru gerekir. Başvurudan itibaren 15 gün içinde cevap alınamazsa veya cevap yetersizse dava ya da tahkim yolu açılır.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu
- 7589 sayılı Kanun, Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (güncel metin)
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (güncel metin)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (güncel metin)
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.