TCK 125/3-a: Nitelikli Hakaret ve Re'sen Soruşturma

TCK m.125/1 hakareti iki seçimlik hareketle tanımlar: bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle onun onur, şeref ve saygınlığına saldırmak. Ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Mağdurun gıyabında işlenen hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir; fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de aynı cezaya hükmolunur (m.125/2). Suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halinde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (m.125/3-a). Hakaretin alenen işlenmesi cezayı altıda biri oranında artırır (m.125/4). Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır (m.125/5). Takip rejimi bakımından belirleyici hüküm TCK m.131'dir: kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç olmak üzere hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Dolayısıyla trafik denetiminde, hastanede veya okulda görevi sırasında bir memura yöneltilen hakaret iddiası re'sen soruşturulur ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi tek başına davayı düşürmez.

Uzlaştırma Kapsamından Çıkarılma ve Önödemedeki İstisna

Bu suçun usul rejimi 2024 ve 2025'te iki kez değişmiştir. Önce 07.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun, ardından 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun ile CMK m.253/3 yeniden düzenlenmiş ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Buna paralel olarak 7571 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle TCK m.75/6-a'daki liste değiştirilmiş ve hakaret suçu, üçüncü fıkranın (a) bendi hariç olmak üzere önödeme kapsamına alınmıştır. İki değişikliğin birlikte sonucu şudur: kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bakımından ne uzlaştırma ne de önödeme uygulanabilir; buna karşılık hakaretin diğer biçimleri önödemeye tabidir. Önödemeye tabi işlerde önödeme usulü uygulanmaksızın kamu davası açılamaz, aksi halde iddianame iade edilir (CMK m.174). Esasa ilişkin savunmada ise üç hüküm öne çıkar. TCK m.127, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde ceza verilmeyeceğini düzenler. TCK m.128, yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru, iddia ve savunmalar kapsamındaki somut isnatların ve olumsuz değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ile uyuşmazlıkla bağlantılı olması kaydıyla ceza verilmeyeceğini öngörür. TCK m.129 ise hakaretin haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde cezanın üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebileceğini, kasten yaralamaya tepki olarak işlenmesi halinde ceza verilmeyeceğini düzenler.

Ceza Genel Kurulu: Ağır Eleştiri ile Hakaret Arasındaki Sınır

Eleştiri ile hakaret arasındaki sınır, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.02.2022 tarihli, 2019/18-211 E. ve 2022/105 K. sayılı kararında ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Karara konu olayda belediye başkanı olan sanık, kolluk müdahalesinin ardından megafonla topluluğa hitap ederek ilçe emniyet müdürünü insan olmaya davet ettiğini söylemiş; yerel mahkeme bu sözü hakaret sayarak mahkumiyete hükmetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Ceza Genel Kurulu direnme kararına konu hükmü bozmuştur. Gerekçede, her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözün hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi gerektiği, suçun oluşması için sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövme fiilini oluşturmasının arandığı belirtilmiştir. Kurul ayrıca, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken aşağılayıcı saldırılara karşı korunmasının zorunlu olduğunu, ancak demokratik bir hukuk devletinde kamu görevini üstlenenleri denetlemenin, faaliyetlerini değerlendirmenin ve eleştirmenin düşünceyi açıklama özgürlüğünün sonucu olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda kullanılan ifadeler nezaket dışı, kaba ve ağır eleştiri niteliğinde görülmüş; buna karşılık somut bir fiil veya olgu isnadı içermediği ve sövme oluşturmadığı gerekçesiyle suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Görevli Mahkeme ve Basit Yargılama Usulü

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesinin görev ölçütü on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardır (5235 sayılı Kanun m.12); TCK m.125'te öngörülen cezanın üst sınırı iki yıl olduğundan bu eşiğe ulaşılmaz ve aynı Kanun'un 11. maddesi uyarınca dosya asliye cezada görülür. Sulh ceza hakimliği ise bu suç bakımından bir kovuşturma mercii değildir; görevi soruşturma evresinde hakim kararı gereken işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemekle sınırlıdır. Asliye ceza mahkemesi, koşulları bulunduğu takdirde CMK m.251'deki basit yargılama usulünü uygulayabilir. Bu usul, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl ya da daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanır; iddianame sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ edilerek beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir ve duruşma yapılmaksızın hüküm kurulabilir. Bu usulde mahkumiyet kararı verilirse sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Mahkeme gerekli görürse hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edebilir.

Zamanaşımı, İstinaf ve Özel Temyiz İmkanı

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret şikayete bağlı olmadığından bu suç bakımından TCK m.73'teki altı aylık şikayet süresi işlemez. Buna karşılık hakaretin şikayete bağlı biçimleri için 7531 sayılı Kanun'la m.73/2'ye eklenen cümle önem taşır: şikayet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Dava zamanaşımı ise TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır; çünkü m.125'te öngörülen ceza, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasıdır. İddianame düzenlenmesi gibi TCK m.67'de sayılan sebeplerle kesilen zamanaşımı, en çok kanuni sürenin yarısı kadar uzayabilir. Hükme karşı istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK m.273). Hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen on beşbin Türk Lirası dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulamaz (CMK m.272/3-a). Bu suç bakımından kanun yolu rejiminde bir özellik daha vardır: CMK m.286/3'e göre, ikinci fıkrada sayılan temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile, hakaret suçunun üçüncü fıkrası nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararları temyiz edilebilir.

Antalya'da Hakaret Dosyalarında Hukuki Danışmanlık

Bu suç tipinde dosyanın yönünü belirleyen iki soru vardır: söylenen sözün somut bir isnat ya da sövme oluşturup oluşturmadığı ve fiilin gerçekten görevden dolayı işlenip işlenmediği. Uzlaştırmanın kapsam dışına alınması ve önödemenin 125/3-a bakımından uygulanmaması, alternatif çözüm yollarını daralttığından usul takibi ayrı bir önem kazanmıştır. MOD HUKUK, Antalya'da ceza hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.

Sık sorulan sorular

Kamu görevlisine hakaret suçu şikâyete tabi midir?

Türk Ceza Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu şikâyete tabi değildir. Cumhuriyet savcılıkları tarafından doğrudan doğruya re'sen soruşturulur ve kamu görevlisinin şikâyetten vazgeçmesi davayı sona erdirmez.

Kamu görevlisine hakarette uzlaşma veya önödeme uygulanır mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesindeki değişiklik uyarınca hakaret suçunda uzlaştırma yolu kapatılmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesine göre de kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu önödeme kapsamı dışında bırakılmıştır.

Ağır eleştiri ve kaba söz kamu görevlisine hakaret sayılır mı?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre her türlü rahatsız edici veya nezaket dışı kaba söz hakaret suçunu oluşturmaz. İfadelerin suç sayılabilmesi için somut bir fiil veya olgu isnadı içermesi ya da açıkça sövme niteliğinde olması gerekir; demokratik denetim kapsamındaki ağır eleştiriler suç oluşturmaz.

Kamu görevlisine hakaret davalarına hangi mahkeme bakar?

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda görevli mahkeme 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesidir. Mahkeme koşulları oluştuğu takdirde duruşma açmaksızın basit yargılama usulünü uygulayabilir.

Basit yargılama usulü uygulanırsa ceza indirimi yapılır mı?

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesince basit yargılama usulü uygulanarak mahkûmiyet kararı verilirse sanığa verilen sonuç ceza üzerinden dörtte bir oranında yasal indirim yapılır.

Kamu görevlisine hakaret suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Şikâyete bağlı olmadığından altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Dava zamanaşımı Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sekiz yıldır; zamanaşımını kesen işlemlerle birlikte bu süre en çok on iki yıla kadar uzayabilir.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.