Yıktırma Süreci: 6306 s.K. m.5 ve 7471 ile Değişen Süre Rejimi
Yıktırma süreci 6306 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrası 7.11.2023 tarihli ve 7471 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle değiştirilmiştir ve bu değişiklik malik açısından belirleyicidir. Değişiklikten önceki metin, riskli yapıların yıktırılması için maliklere "ALTMIŞ GÜNDEN AZ OLMAMAK ÜZERE" süre verilmesini öngörüyordu; yani altmış gün bir ASGARİ süreydi. Yürürlükteki metin ise "DOKSAN GÜNDEN FAZLA OLMAMAK ÜZERE" süre verileceğini düzenlemektedir; yani doksan gün artık bir AZAMİ süredir ve idare bundan daha kısa süre de verebilir. Verilen süre içinde yapı malik tarafından yıktırılmazsa, yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir. Dördüncü fıkra uyarınca bu aşamadan sonra yıkım İdarece yapılır veya yaptırılır; tahliyenin engellenmesi hâlinde mülki idare amirinin yazılı iznine istinaden kolluk kuvveti marifetiyle tahliye gerçekleştirilir. Tespit, tahliye ve yıktırma masrafları hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Yürütmenin Durdurulması Neden Belirleyicidir?
Yıkım kararına karşı açılacak davada belirleyici olan husus, iptal isteminin tek başına yeterli olmamasıdır. Yıkım gerçekleştikten sonra verilecek bir iptal kararı yapıyı geri getirmeyeceğinden, dava dilekçesinde 2577 sayılı İYUK m.27 uyarınca YÜRÜTMENİN DURDURULMASI mutlaka istenmelidir. Anılan madde, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının BİRLİKTE gerçekleşmesi hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verilebileceğini öngörür. Yıkım işlemleri, niteliği gereği telafisi imkânsız sonuç doğuran işlemlerin tipik örneğidir; ancak açık hukuka aykırılık şartının somut delillerle ortaya konması gerekir. Bu nedenle dilekçeye tespit raporundaki teknik eksiklikler, usul aykırılıkları veya tebligat hataları somut biçimde yansıtılmalıdır.
Bölge İdare Mahkemesi Uygulaması: Dayanak İşlem Dava Edilmemişse
Uygulamada en sık karşılaşılan kayıp, sürecin son halkasının dava edilip önceki işlemlerin kesinleşmesine göz yumulmasıdır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesi'nin E.2025/1475, K.2025/1422 sayılı 17.6.2025 tarihli kararında, malikin yalnızca payının satışına ilişkin ihaleyi dava konusu ettiği, ihalenin dayanağı olan idari işleme karşı ise süresinde dava açmadığı saptanmış; dayanak işlem hukuk âleminde geçerliliğini sürdürdüğü ve riskli yapı tespitine de itiraz edilmediği için tespitin kesinleştiği gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir. Aynı Dairenin E.2025/87, K.2025/1571 sayılı 1.7.2025 tarihli kararında da, tespite itirazın reddi veya hiç itiraz edilmemesi suretiyle tespitin kesinleşmesi hâlinde müdürlükçe gerekli tebligatların yapılacağı belirtilmiştir. Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan kural şudur: riskli yapı tespiti, yıktırma kararı ve sonraki uygulama işlemleri BİRBİRİNDEN AYRI idari işlemlerdir; her birine kendi süresi içinde dava açılmadıkça, sonraki işleme yöneltilen iptal istemi önceki işlemin hukuka aykırılığını tartışma imkânı vermemektedir.
Yıkım kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?
Yıktırma kararı ve buna bağlı tahliye işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan görevli yargı yeri İDARE MAHKEMESİDİR. Yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olup, Antalya ve ilçeleri bakımından Antalya İdare Mahkemeleri görevlidir. İstinaf yolu Bölge İdare Mahkemesi ilgili idari dava dairesine açıktır. Yıkımdan doğan zararların tazmini için ise 2577 sayılı Kanun m.2/1-b uyarınca TAM YARGI DAVASI açılır; iptal ve tam yargı istemleri birlikte de ileri sürülebilir. Buna karşılık yıkım sırasında komşu taşınmaza verilen zararın tazmini, taraflar arasında idari bir ilişki bulunmadığı ölçüde adli yargıda görülür. Nitekim kentsel dönüşüm kapsamındaki tazminat istemlerinde yargı yolu tartışması sık yaşanmakta olup, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün E.2024/112, K.2024/202 sayılı 3.6.2024 tarihli kararında, idarenin kamu gücü kullanarak resen ve tek taraflı tesis ettiği işlemlerden doğan zararların idari yargıda tam yargı davasına konu edileceği belirtilmiştir.
Süreler ve tebligatın hukuki anı
Süreler bakımından üç ayrı aşama izlenmelidir. Birincisi, riskli yapı tespitine karşı 6306 s.K. m.3/1 uyarınca teknik heyete ON BEŞ GÜN içinde itiraz süresidir. İkincisi, yıktırma için maliklere verilen ve 7471 sonrası DOKSAN GÜNDEN FAZLA OLAMAYACAK süredir. Üçüncüsü, 6306 s.K. m.6/9 uyarınca bu Kanun kapsamındaki idari işlemlere karşı tebliğden itibaren OTUZ GÜNLÜK dava açma süresidir; İYUK m.7'deki altmış günlük genel süre burada uygulanmaz. Tebligatın hukuki anı bu sürelerin başlangıcını belirler: 6306 s.K. m.5/5 uyarınca tahliye ve yıktırmaya ilişkin tebligat, tutanağın yapıya asılması, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilmesi suretiyle yapılır; işlem, muhtarlıkta yapılan İLANIN SON GÜNÜ tebliğ edilmiş sayılır. Tahliyesi istenen yapılar ayrıca Başkanlığın internet sayfasında on beş gün süreyle ilan edilir.
Avukat desteği zorunlu mudur?
Yıkım sürecinde zamanlama, dilekçenin içeriğinden daha belirleyici olabilmektedir. Yürütmenin durdurulması istenmeden açılan davada yapı yıkıldıktan sonra alınacak iptal kararı fiilî sonucu değiştirmemekte; önceki işlemlere süresinde dava açılmamış olması ise sonraki aşamada hukuka aykırılık iddialarının incelenmesini engellemektedir. Hangi işleme karşı hangi süre içinde başvurulacağının ve yürütmenin durdurulması isteminin nasıl gerekçelendirileceğinin belirlenmesi için bir avukata danışılmasında yarar vardır. MOD HUKUK, Antalya'da kentsel dönüşüm alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Riskli yapı tespitine kaç gün içinde itiraz edilir?
Malikler veya kanuni temsilcileri riskli yapı tespitine karşı 15 gün içinde itiraz edebilir (6306 sayılı Kanun m.3/1). Süre, tespitin muhtarlıktaki ilanının son günü tebliğ edilmiş sayılması esasına göre işler (m.3/2).
Riskli yapı yıkım kararına karşı dava kaç gün içinde açılır?
6306 sayılı Kanun m.6/9'a göre bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde 2577 sayılı Kanun uyarınca dava açılabilir. İYUK m.7/1'deki 60 günlük süre, özel kanunda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde uygulanır.
Yıkım kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?
Yıktırma ve tahliye işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan iptal davası idari yargıda, idare mahkemesinde açılır (İYUK m.2/1-a). İşlemden doğan zararın tazmini için tam yargı davası açılabilir (İYUK m.2/1-b).
Yürütmenin durdurulması nedir, yıkım davasında neden istenir?
Dava açmak, idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1). Yıkım gerçekleşirse iptal kararı yapıyı geri getirmeyeceğinden dilekçede yürütmenin durdurulması istenmelidir. Bunun için telafisi güç veya imkânsız zarar ile işlemin açıkça hukuka aykırılığı birlikte aranır (m.27/2).
Malikler yıktırma için kaç gün süre alır?
Riskli yapıların yıktırılması için maliklere doksan günden fazla olmamak üzere süre verilir; idare daha kısa süre de verebilir. Süre içinde yıktırılmazsa yapının idari makamlarca yıktırılacağı bildirilir (6306 m.5/3, 7471 sayılı Kanunla değişik).
Yıktırma tebligatı ne zaman yapılmış sayılır?
Tahliye ve yıktırmaya ilişkin tutanağın yapıya asılması, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilmesi ve muhtarlıkta 15 gün ilan edilmesiyle yapılır. İşlem, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü tebliğ edilmiş sayılır (6306 m.5/5).
Yıkım masrafını kim öder?
Başkanlık veya idare tarafından yapılan ya da yaptırılan riskli yapı tespit, tahliye ve yıktırma masrafları, hisseleri oranında maliklerden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir (6306 m.5/4).
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.