Yatırım serbestisi ve millî muamele ilkesi
Yabancıların Türkiye'de şirket kurmasının temel güvencesi 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu m.3'tedir. Maddenin (a) bendi, uluslararası anlaşmalar ve özel kanun hükümleri aksini öngörmedikçe yabancı yatırımcılar tarafından doğrudan yabancı yatırım yapılmasının serbest olduğunu ve yabancı yatırımcıların yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabi bulunduğunu belirtir. (b) bendi, doğrudan yabancı yatırımların kamu yararı gerektirmedikçe ve karşılıkları ödenmedikçe kamulaştırılamayacağını ya da devletleştirilemeyeceğini; (c) bendi net kâr, temettü, satış, tasfiye ve tazminat bedelleri ile lisans ve yönetim ödemelerinin bankalar aracılığıyla yurt dışına serbestçe transfer edilebileceğini düzenler. (f) bendine göre nakit dışındaki sermayenin değer tespiti Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır. Maddenin taşınmaz edinimine ilişkin (d) bendi ise Anayasa Mahkemesi'nin 11.3.2008 tarihli, E.2003/71, K.2008/79 sayılı kararıyla iptal edilmiş; konu 2644 sayılı Tapu Kanunu m.36'ya bırakılmıştır.
Kuruluş sonrası üç başlık: yönetici izni, taşınmaz ve transfer
Şirket Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulur ve kuruluş bakımından yabancı ortağa özgü bir izin rejimi yoktur; asıl mesele kuruluştan sonraki üç başlıktır. Birincisi yönetim: 6735 sayılı Kanun m.10/5, limited şirketlerin ortak olan müdürünün, anonim şirketlerin ortak olan yönetim kurulu üyesinin ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin yönetici komandite ortağının çalışma izni alarak çalışabileceğini öngörür; aynı Kanun m.10/7, bağımsız çalışma izni değerlendirmesinde yabancının eğitim düzeyi ve mesleki deneyimi yanında şirket ortağıysa sermaye payının da dikkate alınacağını belirtir. İkincisi taşınmaz: 2644 sayılı Kanun m.36/1, yabancı gerçek kişilerin veya yabancı ülke kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişilerin yüzde elli ya da daha fazla hissesine sahip olduğu Türkiye'de kurulu şirketlerin, ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyet konularını yürütmek üzere taşınmaz mülkiyeti veya sınırlı ayni hak edinebileceğini söyler; askeri yasak ve güvenlik bölgelerindeki edinimler izne tabidir. Bu oranların altında kalan yabancı sermayeli şirketler m.36/4 uyarınca yerli sermayeli şirketlerin tabi olduğu hükümlere göre edinim yapar.
Şirket müdürünün ikamet izni: istinaf dairesinin getirdiği ayrım
Şirket kuran yabancının kalış statüsü, uygulamada en çok tartışılan konudur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi, Türkmenistan uyruklu bir limited şirket ortağı ve müdürünün ticari bağlantı veya iş kuracaklar kalış nedenine bağlı kısa dönem ikamet izni başvurusunun reddine ilişkin işlemi incelemiştir (E.2024/230, K.2024/431, T.21.2.2024). İdare, davacının şirket müdürü olması nedeniyle çalışma izni alması gerektiğini ileri sürmüş, İstanbul 16. İdare Mahkemesi de bu gerekçeyle davayı reddetmişti. Daire kararı kaldırdı ve işlemi iptal etti: 6458 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde ticari bağlantı veya iş kuracaklara kısa dönem ikamet izni verilebileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, Türkiye'de iş yapacak kişilerin ikamet izni başvurularının çalışma izinlerinin bulunmaması hâlinde reddedileceğine yönelik bir hüküm bulunmadığını belirtti. Karar kesindir. Buradan çıkan sonuç, iki iznin birbirinin yerine geçmediği kadar birbirinin ön şartı da olmadığıdır: çalışma izni yükümlülüğünün ihlali kendi yaptırımına tabidir, ikamet izni talebinin reddi sebebi olarak kullanılamaz.
Sicil işlemleri adli yargıda, izin işlemleri idari yargıda
Uyuşmazlıklar iki ayrı yargı düzenine dağılır. Şirketin kuruluşu, ana sözleşme değişikliği, ortaklık payının devri veya ticaret siciline tescil taleplerine ilişkin uyuşmazlıklar adli yargıda, ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Buna karşılık yabancı ortağın ya da yöneticinin ikamet izni, çalışma izni ve tahdit kaydı gibi işlemleri idari işlem niteliğinde olduğundan idari yargıya tabidir; yukarıda anılan istinaf kararı da bu ikinci grubun örneğidir. Ayrıca 4875 sayılı Kanun m.3/(e), özel hukuka tabi yatırım sözleşmelerinden ve yabancı yatırımcıların idare ile yaptıkları kamu hizmeti imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, görevli ve yetkili mahkemelerin yanı sıra koşulların oluşması ve tarafların anlaşması kaydıyla millî veya milletlerarası tahkime başvurulabileceğini öngörür. Bu nedenle ortaklık sözleşmelerinde tahkim kaydı yer alıyorsa, dava açılmadan önce kaydın kapsamı incelenmelidir.
İzin süreleri ve iki yıllık proje şartı
Yabancı yönetici için alınacak çalışma izni 6735 sayılı Kanun m.10/1 uyarınca ilk başvuruda en çok bir yıl, aynı işverene bağlı ilk uzatmada en çok iki yıl, sonraki uzatmalarda en çok üç yıl için verilir. Başvurunun reddi hâlinde m.21/2'deki otuz günlük idari itiraz süresi işler ve itirazın reddinden sonra idari yargı yoluna gidilir. Şirketin taşınmaz edinmesi hâlinde 2644 sayılı Kanun m.36/3 kapsamındaki askeri yasak bölge, askeri güvenlik bölgesi ve özel güvenlik bölgesi izinleri gündeme gelir. Yabancı gerçek kişi ortağın kendi adına satın aldığı yapısız taşınmazda ise aynı Kanun m.35, geliştirilecek projenin iki yıl içinde ilgili Bakanlığın onayına sunulmasını zorunlu tutar; onaylanan proje tapu kütüğünün beyanlar hanesine kaydedilir ve süresinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği Bakanlıkça takip edilir.
Antalya'da yabancı sermayeli şirket kurarken
Antalya'da yabancı sermayeli şirket kuruluşlarında en sık karşılaşılan sorun, şirketin kurulmasıyla yabancı ortağın kalış ve çalışma statüsünün kendiliğinden çözüldüğü varsayımıdır. Ticaret sicili işlemleri ile göç idaresi işlemleri ayrı mevzuata, ayrı sürelere ve ayrı yargı yoluna tabidir; kuruluş planlanırken bu üç başlığın birlikte kurgulanması gerekir. MOD HUKUK, Antalya'da yabancılar hukuku alanında hukuki danışmanlık vermektedir.
Sık sorulan sorular
Yabancı uyruklu kişiler Türkiye'de limited veya anonim şirket kurabilir mi?
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu uyarınca yabancı yatırımcılar Türkiye'de serbestçe şirket kurabilir. Kuruluş işlemleri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabidir ve yerli yatırımcılarla eşit haklara sahiptirler.
Şirket kuran yabancı ortağın çalışma izni alması zorunlu mudur?
6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu m. 10/5 gereğince limited şirketin ortak olan müdürü veya anonim şirketin ortak olan yönetim kurulu üyesi Türkiye'de fiilen çalışacaksa çalışma izni almak zorundadır.
Çalışma izni olmayan şirket müdürünün ikamet izni başvurusu reddedilebilir mi?
Bölge İdare Mahkemesi içtihadına göre çalışma izni ile ikamet izni iki ayrı idari işlemdir. 6458 sayılı Kanun kapsamında ticari bağlantı ve iş kurma gerekçesiyle yapılan kısa dönem ikamet izni başvurusu sırf çalışma izni yok diye reddedilemez.
Yabancı sermayeli şirketler Türkiye'de taşınmaz satın alabilir mi?
Yabancı ortakların %50 veya daha fazla paya sahip olduğu şirketler Tapu Kanunu m. 36 uyarınca ana sözleşmelerindeki faaliyet konuları için taşınmaz edinebilirler; ancak askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ve 2565 sayılı Kanun m. 28 çerçevesinde belirlenen bölgelerdeki edinimler Genelkurmay Başkanlığının ya da yetkilendireceği komutanlıkların, özel güvenlik bölgelerindeki edinimler ise taşınmazın bulunduğu yerdeki valiliğin iznine tabidir.
Yabancıların şirket kuruluş uyuşmazlıklarında hangi mahkeme görevlidir?
Şirket kuruluşu, hisse devri ve ticaret siciline tescil uyuşmazlıkları adli yargıda asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yabancı ortağın ikamet ve çalışma izni ret kararları ise idare mahkemelerinde dava konusu edilir.
Yabancı ortak için çalışma izni süreleri ne kadardır?
6735 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince çalışma izni ilk başvuruda en çok bir yıl süreyle verilir. Aynı işverene bağlı ilk uzatmada en çok iki yıl, sonraki uzatma başvurularında ise en çok üç yıla kadar uzatılabilir.
Kaynaklar
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.