PRY, PNU ve PKM kimin, ne türü fon?

Pusula Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu fonlar arasında üç para piyasası fonu bulunuyor: PRY, PNU ve PKM. SPK'nın 17.09.2026 tarihli ve 2026/61 sayılı bülteninde yer alan tasfiye listesinde Pusula'nın bu üç fonu da geçiyor. Fonların ayrıntılı listesi ve genel süreç sitedeki "Pusula Portföy Fonları: 12 Fon Tasfiyede, Hangi Hak Var?" yazısında anlatıldı; bu yazı başka bir soruya odaklanıyor: para piyasası fonunda "tasfiye payı" tam olarak neyi ifade eder ve bu fon türünün kuralları bu hesabı nasıl etkiler?

Konuyu iki kavramı ayırarak ele almak gerekir. Birincisi, fonun her gün ilan edilen birim pay değeridir. İkincisi, tasfiye sonunda pay başına fiilen dağıtılabilecek tutardır. Para piyasası fonu yatırımcıları çoğunlukla fonu bir bekleme hesabı gibi görür ve ekranda gördükleri fiyatı "param" olarak algılar. Oysa hukuken yatırım fonu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 52. maddesine göre portföy yönetim şirketi tarafından iç tüzükle kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan bir malvarlığıdır. Katılma payı sahibi bu malvarlığı üzerinde pay oranında hak sahibidir; bankadaki mevduat gibi sabit bir alacağı yoktur.

PKM'nin unvanında hem "para piyasası" hem "katılım" ibareleri yer alıyor. Katılım fonu portföyünü faize dayalı olmayan araçlardan oluşturur. Hangi kurala bağlı olduğunu görmek için fonun izahnamesi ve KAP sayfası okunmalıdır; bu yazıda anlatılan hesap mantığı ise üç fon için de aynıdır.

Birim pay değeri nasıl bulunur, tasfiye payından farkı nedir?

Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği'nin (III-52.1) 14. maddesi, katılma payının itibari değerinin bulunmadığını, birim pay değerinin ise fon toplam değerinin katılma payı sayısına bölünmesiyle elde edildiğini söyler. Tebliğ'in 3. maddesi fon toplam değerini, portföydeki varlıkların değerlenmesiyle bulunan portföy değerine diğer varlıkların ve alacakların eklenmesi, borçların düşülmesi olarak tanımlar. Yani fiyat, bir "muhasebe değeri"dir ve her gün yeniden hesaplanır.

Tasfiyede ise iş değişir. Tebliğ'in 28. maddesinin ikinci fıkrasına göre fon malvarlığı iç tüzük ve izahnamedeki ilkelere göre tasfiye edilir, tasfiye bakiyesi katılma payı sahiplerine payları oranında dağıtılır ve tasfiye anından itibaren hiçbir katılma payı ihraç edilemez veya geri alınamaz. Kanun'un 53. maddesinin üçüncü fıkrası da tasfiyede yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceğini belirtir. Bu iki hükmü birlikte okuyunca hesap şöyle kurulur:

1. Portföydeki varlıklar nakde çevrilir veya vadesinde nakde dönüşür. 2. Fonun borçları ve tasfiye giderleri bu nakitten düşülür. 3. Geriye kalan net tutar, tedavüldeki toplam pay adedine bölünür. 4. Çıkan rakam, pay başına tasfiye tutarıdır; yatırımcının alacağı bu rakamla kendi pay adedinin çarpımıdır.

Bu yüzden ilan edilmiş son birim pay değeri ile pay başına tasfiye tutarı aynı çıkmak zorunda değildir. Değerleme tarihindeki rayiç değer ile varlığın gerçekten tahsil edilen karşılığı arasında fark doğabilir; ayrıca fon adına yapılmış ve henüz kapanmamış borç ya da giderler de net tutarı azaltır. Fiyatın ne olduğu kadar, varlıkların ne kadarının ve hangi sürede nakde döndüğü de belirleyicidir.

Para piyasası fonlarının fiyat uygulaması da kendine özgüdür. Tebliğ'in 14. maddesinin beşinci fıkrasına göre bu fonlarda alım satım emirleri, diğer fonlardaki gibi emri izleyen ilk hesaplamada bulunacak fiyattan değil, en son ilan edilen birim pay fiyatı üzerinden gerçekleştirilir; bilgilendirme dokümanlarında belirtilmek koşuluyla alım ve satım için farklı fiyat da uygulanabilir. Bu ayrıntı, fon kapanmadan önce verilen talimatın hangi fiyattan işleme girdiği sorusunda önem taşır. Talimatın fiyatı ve valörü konusu "TEFAS Fon Alım Satım, Valör ve 17 Eylül İadeleri" yazısında ayrıca işlendi; burada yalnızca tasfiye payının bu fiyat uygulamasından bağımsız, nakde dayalı bir hesap olduğunu not etmek yeterli.

Sitedeki "Fon Tasfiyesinde Pay Başına Ödeme ve Alacak Hesabı" yazısı genel formülü ayrıntılı işliyor. Burada farklı olarak, para piyasası fonunun yapısal özelliklerinin bu formüle hangi girdileri getirdiğine bakıyoruz.

Para piyasası fonunun portföy ve vade kuralları

Tebliğ'in 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, para piyasası şemsiye fonunu şöyle tanımlar: portföyünün tamamı devamlı olarak vadesine en fazla 184 gün kalmış, likiditesi yüksek para ve sermaye piyasası araçlarından oluşur ve portföyün günlük hesaplanan ağırlıklı ortalama vadesi en fazla 45 gündür. Bu iki sınır birlikte uygulanır: tek tek her varlık için 184 gün, portföyün tamamı için ağırlıklı ortalamada 45 gün.

Tebliğ'in 20. maddesinin ikinci fıkrası, para piyasası fonlarında vadeye kalan gün sayısı hesaplanamayan varlıkların portföye alınamayacağını söyler. 24. maddenin ikinci fıkrası ise bu fonlarda banka borçlanma araçları dışındaki özel sektör borçlanma araçlarının ihraççısının 32. maddede anılan yatırım yapılabilir derecelendirme notuna sahip olmasını şart koşar. 24. maddenin üçüncü fıkrası da fon toplam değerinin en fazla yüzde 20'sinin Takasbank Para Piyasası ve yurtiçi organize para piyasası işlemlerinden oluşabileceğini belirtir. Genel sınırlar da geçerlidir: 17. madde, bir ihraççının para ve sermaye piyasası araçlarına fon toplam değerinin yüzde 10'undan fazlasının yatırılamayacağını (Hazine, TCMB gibi bazı ihraççılar için özel istisnalarla) ve bankalarda açılan mevduat ile katılma hesaplarında değerlendirilebilecek tutarın sınırlı olduğunu düzenler.

Tasfiye payını ilgilendiren nokta şudur: Bu kurallar vadeyi kısa tutarak varlıkların kısa sürede nakde dönmesini hedefler. Ancak kural, bir karşı tarafın borcunu ödeyemeyeceği ihtimalini ortadan kaldıran bir güvence değildir. Derecelendirme şartı da portföye alınma anındaki bir ölçüttür; sonradan değişen koşulları tek başına çözmez. Bankalar nezdindeki mevduat ve katılma hesapları için 17. maddenin beşinci fıkrası ek bir sınır koyar: bu hesaplarda değerlendirilebilecek tutar fon toplam değerinin yüzde 10'unu, tek bir bankadaki tutar ise yüzde 3'ünü aşamaz; katılım fonlarında bu oranlar yüzde 25 ve yüzde 10 olarak uygulanır. Ayrıca 24. maddenin dördüncü fıkrası fonların açığa satış ve kredili menkul kıymet işlemi yapamayacağını belirtir. Bu sınırlar, portföyün tek bir yere yığılmasını sınırlandırmayı amaçlayan dağıtım kurallarıdır. Fon malvarlığının kurucudan ve saklayıcıdan ayrı tutulması gerektiği Tebliğ'in 5. maddesinde de yer alır; yani portföyün nakde dönen kısmı kurucunun veya bankanın kendi borçları için kullanılamaz. Portföyün bugünkü gerçek içeriği, hangi varlığın hangi karşı tarafa ait olduğu ve tahsilat durumu, bu yazının kaynaklarında yer almıyor. Dolayısıyla PRY, PNU veya PKM için pay başına ne çıkacağı konusunda tahmin yürütülemez.

Gider tavanı ve fiyat hesabı: Ek-4 ne söylüyor?

Tebliğ'in 33. maddesi, fondan karşılanan yönetim ücreti dahil tüm giderlerin toplamının, Ek-4'te fon türüne göre gösterilen azami oranları aşmayacak şekilde bilgilendirme dokümanlarında belirlenmesini ister. Ek-4'e göre para piyasası fonlarında azami fon toplam gider oranı günlük yüzbinde 4,5, yıllık yüzde 1,65'tir. Kurucu, 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerin sonunda bu limitin aşılıp aşılmadığını kontrol eder; aşım varsa fazlasının fona iadesinden kurucu ve portföy saklayıcısı sorumludur. 33. maddenin dördüncü fıkrasına göre dönemsel oranlar ve varsa iade tutarı, dönem bitiminden sonraki altı iş günü içinde KAP'ta ilan edilir.

Bu kural hesabı iki yönden etkiler. Birincisi, her gün birim pay değerine yansıyan giderin bir üst sınırı vardır; bu sınır fonun bilgilendirme dokümanlarında daha düşük belirlenmiş olabilir. İkincisi, tasfiye sürecinde de tasfiye edilen malvarlığından karşılanacak bazı giderler olabilir; hangi giderlerin hangi sınıra tabi olduğu fonun belgelerinden ve görevli bankanın açıklamalarından öğrenilmelidir. Tebliğ'in 33. maddesinin ikinci fıkrası, limit içinde kalınsa dahi fondan yapılabilecek harcamalar dışında fona gider tahakkuk ettirilemeyeceğini söyler.

Kurgusal bir hesapla gider tavanının büyüklüğünü görelim. Fon toplam değerinin 10.000.000 TL olduğunu varsayalım. Günlük yüzbinde 4,5 oranı, bir günde en fazla 10.000.000 x 0,00045 = 4.500 TL gider anlamına gelir. Bu, fiyatı etkileyen bir kalemdir ama tek başına tasfiye payını belirleyen kalem değildir. Asıl belirleyici, nakde dönüşen tutarın büyüklüğüdür.

Kurgusal örnek: birim pay değeri ile tasfiye payı

Aşağıdaki sayılar tamamen varsayımsaldır; PRY, PNU veya PKM'nin gerçek verisi değildir ve herhangi bir fonun sonucunu tahmin etmez. Amaç yalnızca yöntemi göstermektir.

Varsayalım ki kurgusal bir para piyasası fonunun toplam değeri 10.000.000 TL, tedavüldeki pay sayısı 1.000.000 olsun. Bu durumda birim pay değeri 10.000.000 / 1.000.000 = 10,00 TL olur (Tebliğ m.14/2).

Tasfiye başladığında portföyün tamamının 9.800.000 TL nakde dönüştüğünü, fonun 150.000 TL tutarında borcu ve tasfiye gideri bulunduğunu düşünelim. Dağıtılabilir net tutar 9.800.000 - 150.000 = 9.650.000 TL olur. Pay başına tasfiye tutarı 9.650.000 / 1.000.000 = 9,65 TL'dir. Bu fonda 20.000 payı olan bir yatırımcının alacağı 20.000 x 9,65 = 193.000 TL'dir. Aynı yatırımcı ilan edilen birim pay değeriyle 200.000 TL beklemişti; aradaki 7.000 TL fark, nakde dönmeyen kısım ile borç ve giderlerden kaynaklanmıştır.

Ödemenin dönemsel yapılması halinde de mantık aynı kalır. Her dönemde dağıtılan nakit, o tarihteki tedavüldeki pay adedine bölünür ve yatırımcıya pay oranında aktarılır. Birinci dönemde 4.000.000 TL dağıtılırsa pay başına 4,00 TL, 20.000 paylı yatırımcı için 80.000 TL ödenir. Kalan tutar sonraki dönemlerde aynı yöntemle bölünür. Toplam, nihai net tasfiye tutarını aşamaz.

Bu örnekte önemli bir ayrım var: Tebliğ m.28/2 uyarınca pay oranı herkes için aynı kalır. Ancak 7596 sayılı Kanun kapsamındaki fonlarda dağıtılabilir nakit yetmezse ödemeler net yatırım tutarına göre yapılır (m. 4/1); bu örnek yalnız Tebliğ'deki genel kuralı gösterir. Tebliğ'in 28. maddesinin ikinci fıkrası dağıtımın payları oranında yapılmasını emrettiği için, küçük ya da büyük yatırımcı ayrımı olmadan her payın aynı tutarı alması gerekir. Hesabın kendisi yatırımcı lehine ya da aleyhine ayrıcalık tanımaz.

Ne bilinmiyor, yatırımcı neye bakmalı?

29.09.2026 tarihinde pay başına ödeme tutarı, ödeme dönemleri ve tahsilat takvimi hakkında resmî bir açıklama bulunmuyordu. 27.10.2026 tarihli 76/1903 sayılı karar (Bülten 2026/76) ara ödemenin usul ve esaslarını belirledi; nihai ödeme tutarı ve kesin ödeme günü açıklanmadı. SPK'nın 17.09.2026 tarihli 2026/61 sayılı bülteni tasfiyenin portföy saklayıcısı tarafından yürütüleceğini ve nakdin dönemsel olarak pay oranında aktarılacağını belirtiyor; Kurul'un 20.09.2026 tarihli ve 59/1710 sayılı kararıyla azami tasfiye süresi altı aya çıkarıldı. Bu bir üst sınırdır, süreç daha erken de bitebilir. Hesap örneklerindeki rakamlar bu açıklamalardan çıkarılmış tahmin değildir.

Yatırımcı için pratik kontrol listesi kısa: önce fon kodunu ve unvanını hesap özetiyle eşleştirin. Pay adedinizi saklama dökümünden doğrulayın, çünkü formülde çarpan pay adedinizdir. 16 ve 17 Eylül talimat kayıtlarınızı saklayın; bu talimatların akıbeti "17 Eylül Fon Talimatı İptal Edildi, Ne Yapmalı?" yazısında anlatıldı. Fon izahnamesindeki gider ve valör hükümlerini KAP sayfasından okuyun. Saklayıcı bankanın duyurularını ve KAP'ı izleyin; ödeme tarihi veren, ücret isteyen ya da bilgi talep eden aramalara itibar etmeyin.

Fonun yönetimine ve soruşturmaya ilişkin süreç ayrı bir konudur. SPK'nın suç duyurusu üzerine soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü kamuya yansıdı; soruşturma aşamasındaki dosyalarda şüpheli sıfatı taşıyanlar hakkında masumiyet karinesi geçerlidir. Sorumluluk sorusu için sitedeki "Saklayıcı Banka Rolü" ve "Portföy Yönetim Şirketinin Sorumluluğu" yazılarına bakabilirsiniz. Bu yazı genel bilgi içerir; somut olayınızda bir avukata danışmanız yerinde olur.

Güncelleme (1 Ekim 2026): SPK ara ödeme duyurusu

SPK'nın 1 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre Tera, Pusula, Atlas ve Hedef fonlarında mutabakatı tamamlanan yatırımcılara, nihai tasfiye ödemesinden mahsup edilmek üzere her fon için en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılması öngörüldü. Hedef fonları 15 Ekim 2026 tarihli ve 70/1821 sayılı kararla bu kapsamdan çıkarıldı; ara ödemenin usul ve esasları SPK'nın 27 Ekim 2026 tarihli ve 76/1903 sayılı kararıyla belirlendi ve ödemeyi tasfiyeyi yürüten bankalar yapar. Ara ödeme nihai tasfiye ödemesi değildir ve tek başına dava hakkından vazgeçmek anlamına gelmez. Ara ödemelere öncelikle unvanında "para piyasası" ibaresi yer alan fonlardan başlanır. Ayrıntılı anlatım için "Tera Fon Tasfiyesi: Ödeme Ne Zaman, Haklarınız Neler?" yazısındaki ilgili güncelleme bölümüne bakın (yazıya sayfa kenarındaki ilgili yazılar bağlantısından ulaşabilirsiniz).

Güncelleme (11 Ekim 2026): Ara ödeme ve ödeme gecikmesi

8 Ekim 2026 tarihli haberlere göre A1 Capital, Bulls ve Pardus Portföy fonlarını da içeren 17 fon için ilk ödeme günü 8 Ekim olarak açıklanmıştı; Tera, Pusula, Hedef ve Atlas fonları için ise o tarihte ödeme takvimi belli değildi. Sonradan Tera, Pusula ve Atlas fonlarında ara ödemenin usul ve esasları 27 Ekim 2026 tarihli ve 76/1903 sayılı kararla belirlendi; karar ödeme günü içermiyor. Ödemesi gecikmiş görünen yatırımcı, mutabakat durumunu fonu aldığı kurumdan ve tasfiyeyi yürüten bankadan yazılı olarak sormalıdır; ara ödemenin ödenmemesi dava hakkını ortadan kaldırmaz, süreler öğrenme tarihinden işlemeye devam eder. Ödeme tarihini yalnız SPK, MKK ve ilgili bankanın resmî duyurularından takip edin. Ayrıntılı anlatım için "Tera Fon Tasfiyesi: Ödeme Ne Zaman, Haklarınız Neler?" yazısındaki ilgili güncelleme bölümüne bakın (yazıya sayfa kenarındaki ilgili yazılar bağlantısından ulaşabilirsiniz).

Para piyasası fonlarında ara ödeme sınırı diğer fonlardan nasıl ayrılıyor?

Kanunun 4. maddesinin ikinci fıkrasında ara ödeme için bir sınır daha var: ara ödeme tutarı, hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla pay sahibinin hesabındaki fon katılma paylarının toplam değerini aşamaz. Fıkra bu sınırı para piyasası niteliğindeki fonlar hariç tutuyor. Yani bu üç fon gibi para piyasası fonlarında Kanun, ara ödemeyi hesaptaki payların önceki gün değeriyle ayrıca sınırlamıyor; diğer fonlarda sınırlıyor. SPK'nın 76/1903 sayılı kararına (madde 6) göre ise unvanında "para piyasası" ibaresi yer alan fonlarda ara ödeme, tasfiye kararı tarihi olan 17.09.2026'dan önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış tutarı da aşamaz; ara ödeme bu tutar, endekslemesiz net yatırım tutarı ve 1 milyon TL tavanından en düşüğüyle sınırlıdır.

Bunun nedeni, para piyasası fonu portföyünün değerinin hisse yoğun portföye göre daha az oynak olmasıdır. 22 Ekim 2026 tarihli eğitim programının üçüncü kişi özetinde bir konuşmacı, bu üçüncü sınırın özellikle hisse senedi fonları düşünülerek konduğunu, çünkü bu fonlarda varlıkların piyasa değerinin daha oynak olduğunu söyledi. Bu açıklama panelde ifade edilmiştir; Kanun metni bu istisnanın gerekçesini yazmaz, yalnızca 'para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere' der (m. 4/2).

Önemli bir ayrım: bu istisna 1 milyon liralık tavanı kaldırmaz. Para piyasası fonlarında da ara ödeme, endekslemesiz net yatırım tutarını ve 1.000.000 TL'yi aşamaz. Ödeme zamanı, sırası ve diğer ayrıntılar Kurul kararlarına bağlıdır; usul ve esaslar 27 Ekim 2026 tarihli 76/1903 sayılı kararla belirlenmiş, kesin ödeme günü açıklanmamıştır.

Para piyasası fonunda 'paranız hesaba yattı mı?' ayrımı neden tartışıldı?

Panelde en çok soru gelen konulardan biri, tasfiye kararından önce verilmiş ama valörü bekleyen satış emirleriydi. Konuşmacılardan biri, para piyasası fonlarında T+0 valörlü bir satış emri verilmiş olsa da SPK'nın yaklaşımını şöyle anladığını söyledi: para 16-17 Eylül'den önce hesaba yatmış mıydı? Yatmadıysa tasfiyeye tabisiniz, yatmışsa konuyla ilginiz kalmaz. Aynı konuşmacı tutarın ve miktarın belli olmasının sonucu değiştirmediğini, ara bir durum olmadığını düşündüğünü, parçalı satışta her talimatın ayrı değerlendirileceğini söyledi ve bu ayrımı mülkiyet hakkı ile eşitlik ilkesi bakımından eleştirenler olduğunu aktardı. Bunlar panelde ifade edilen kişisel görüşlerdir.

7596 sayılı Kanun metninde 'paranın hesaba yatması' diye bir ölçüt yazılı değildir. Metin fon pay sahibini, kayıtların mutabakatı sonucunda tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu tespit edilen katılma payı sahibi olarak tanımlıyor (m. 2/c). Kanunun 3. maddesinin beşinci fıkrası ise 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş ancak temerrüt ya da fiyat açıklanmaması nedeniyle gerçekleşmeyen talimatlı, payları bloke edilmiş yatırımcıları fon pay sahibi olarak tasfiye hükümlerine tabi kılıyor. Uygulama ayrıntılarını Kurul belirler (m. 3/1).

Kendi durumunuz için talimat tarihinizi, valör bilginizi ve paranın hesabınıza geçip geçmediğini gösteren dekontları saklayın. Sonuç dosyaya göre değişir.

Para piyasası fonundan erken çıkış yapanlar ve iade ölçütü

Kanunun 4. maddesinin dördüncü fıkrası, Kurulun 17/9/2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme almış kişilerin, girişlerinin TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulüyle uygulanarak bulunacak miktarı aşan tutarda elde ettikleri getiriyi, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edebilmesini düzenliyor. Hesaplama döneminin, iade edilecek tutarın belirlenmesinde kullanılacak yöntemin ve diğer usul ve esasların belirlenmesine Kurul yetkilidir.

Kanun teklifinin gerekçesi emsal fon grubuna dayanan bir ölçüt anlatıyordu; yayımlanan Kanun metninde ölçüt emsal fon getirisi değil, endekslenmiş giriş tutarıdır. Bu nedenle para piyasası fonundan önceden çıkmış bir yatırımcı için iade edilebilecek tutar, girişin TÜFE ve Yİ-ÜFE ortalamasıyla endekslenmiş tutarını aşan getiriden ibarettir (m. 4/4).

Bu iade isteğe bağlıdır ve gerekçeye göre af ya da ibra değildir. Önceden çıkış yapmış olmak tek başına bir sorumluluk anlamına gelmez; ancak iade etmeyi düşünen kişi hukuki sonuçları ayrıca değerlendirmelidir. Panelde de iade edilmesi gereken tutarın, bilgilere ancak SPK ve MKK'nın ulaşabileceği bir hesapla belirleneceği, bu nedenle bir liste bulunmadığı söylendi.

Güncelleme notu

2/3939 esas numaralı kanun teklifi 22 Ekim 2026'da kabul edilerek 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun olarak 27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kanun, 17 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (m. 8). Kanun hükümlerine yapılan atıflar için yayımlanan metne bakılmalıdır; yazıda 'teklif' sözcüğü geçen yerler kanunlaşmadan önceki aşamaya ilişkin anlatımı gösterir.

Sık sorulan sorular

Tasfiye payı ile son birim pay değeri aynı mıdır?

Hayır, aynı olması gerekmez. Birim pay değeri değerleme sonucu bulunan günlük fiyattır; tasfiye payı ise nakde dönen varlıklardan borç ve giderler düşüldükten sonra kalan tutarın pay adedine bölünmesiyle bulunur (Tebliğ m.14/2 ve m.28/2).

Para piyasası fonunda vade kuralı param güvende demek midir?

Hayır. 184 gün ve 45 gün sınırları vade ve likidite için bir çerçeve çizer (Tebliğ m.6/1-b); karşı tarafın ödeme yapmama ihtimalini ortadan kaldıran bir garanti değildir.

Gider tavanı tasfiye payını nasıl etkiler?

Tebliğ Ek-4'e göre para piyasası fonlarında azami toplam gider oranı günlük yüzbinde 4,5 ve yıllık yüzde 1,65'tir. Bu sınır fiyata yansıyan gideri sınırlar; tasfiye payı ise esas olarak nakde dönen tutara bağlıdır.

Büyük yatırımcı daha fazla pay başı tutar alır mı?

Tebliğ m.28/2'ye göre hayır: tasfiye bakiyesi payları oranında dağıtıldığı için pay başına tutar herkes için aynıdır. Ancak 7596 sayılı Kanun kapsamındaki fonlarda dağıtılabilir nakit, tasfiye kararından önceki gün sonu fiyatıyla hesaplanan toplam tutarı karşılamazsa ödemelerde net yatırım tutarı esas alınır (m. 4/1) ve ara ödemeler net yatırım tutarı ile 1 milyon TL sınırına bağlıdır (m. 4/2-3); bu durumda pay başına eşit tutar tek ölçüt değildir.

Pay başına ne kadar çıkacağını bugün hesaplayabilir miyim?

Hayır. 29.09.2026 itibarıyla nakde dönen tutar, borçlar ve ödeme dönemleri açıklanmadığı için gerçek bir rakam hesaplanamaz. Yazıdaki örnek kurgusaldır, yalnızca yöntemi gösterir.

Para piyasası fonunda ara ödeme, hesaptaki payların değeriyle sınırlanır mı?

Kanunun 4. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu sınır para piyasası niteliğindeki fonlar hariç uygulanır. Yani para piyasası fonlarında ara ödeme, hesaptaki payların önceki gün değeriyle ayrıca sınırlanmaz; ama endekslemesiz net yatırım tutarı ve 1 milyon TL tavanı geçerlidir.

Satış emrim 16 Eylül'de verilmişti ama para gelmedi; tasfiyeye mi tabiyim?

Bu konuda Kanun metninde 'hesaba yatma' ölçütü yoktur. Panelde, SPK'nın yaklaşımının paranın hesaba yatıp yatmadığına baktığı yönünde yorumlar yapıldı ve bu yorumların SPK'nın alt düzenlemeleriyle netleşeceği söylendi. Durumunuz talimat saatine, valöre ve fonun izahnamesine göre değişir; belgelerinizi saklayın.

Gönüllü iade tutarı para piyasası fonu için nasıl bulunur?

Kanuna göre emsal fon getirisi değil, girişin TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla kıstelyevm usulüyle endekslenmiş tutarı esas alınır; bu tutarı aşan getiri isteğe bağlı olarak iade edilebilir. Hesaplama dönemi ve yöntem Kurulca belirlenir (m. 4/4).

Tasfiye edilen 131 fonun listesine bakınFon kodunuzla arayın: kurucu şirket, tür ve SPK duyuruları.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz.